izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort

Kadınlar toplumda, onurlu, eşit ve özgür bireyler olmalı

30 Kasım 2015 01:01

Şiddet bir kişinin eşine, çocuklarına, anne babasına, kardeşlerine ve ya yakın akrabalarına uyguladığı her türlü saldırgan davranıştır. Şiddete uğradığımızda en yakın polis merkezine ya da jandarma karakoluna giderek durumun bir tutanak altına alınmasını isteyin.Geçen yıldan bu yana şiddette malesef olmadı. Hatta araştırmalar kadına yönelik şiddet konusunda bir artışın olduğunu gösteriyor. Cinsel taciz ve tecavüz eşinizden gelse bile suçtur. Ayrımcılık son bulunca ve tam eşitlik sağlanınca kadınlar özgürleşecek.Toplum, kadın ve erkeklerden oluşur. Bir bütünün iki parçası.. Yani, onlar olmasa, onlar olmaz, onlar olmasa onlar olmaz.. Eşit ve dengeli..Sevgi, saygı, anlayış hoşgörü, sorumluluk, duyarlılık.. Evet, bu nedenle de bu duygular iki tarafta da olmalı.Ama, ne yzık ki yıl 2015, kadınlarımıza hala cimri davranılıyor.. Ve hala ''Kadın, nedir adın'' Deniyor.. Ve hala ''Saçı uzun, aklı kısa'' deniyor..Ama, bu deyişler toplumun yapısını öyle bir bozuyor ki!.. Yaşamın dengesini o kadar sarsıyor ki!.. Neden böyle olunuyor? Neden hala hiddet ve şiddet?.. Niçin iki taraf dengeli, düzenli, eşit olamıyor?İşte bu konuda ki tüm sorularımızı Eskişehir Barosu Kadın Hukuku Başkanı Av. Pınar Çelik Arpacı sorularımı nasıl yanıtladı, bizleri nasıl aydınlattı:-Kolay gelsin. Sizi tanıyoruz ama bir kez de sizi, sizden kısaca tanıyalım mı?-Teşekkür ederim. Ben Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2004 yılında mezun olarak avukatlık mesleğine başladım. On yılı aşkın süredir Eskişehir Barosu Kadın Hukuku Komisyonunda Kadın hakları adına bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Yine kendimiz de bir çok kadın örgütüyle kadın hakları alanında ortak çalışmalar yürütmekteyim. Ayrıca öğrencilik yıllarımdan beri Halkevleri Derneği Eskişehir Şubesi bünyesinde toplumsal muhalefette katkı sağlamaya çalışıyorum.-Hep şiddet diyoruz. Şiddet sizce nedir?-Şiddet bir kişinin eşine, çocuklarına, anne babasına, kardeşlerine ve ya yakın akrabalarına uyguladığı her türlü saldırgan davranıştır. Her türlü kaba kuvvet içeren davranışlar, aşağılamak, tehdit etmek, ekonomik özgürlüğü kısıtlamak, zorla evlendirmek, cinsel saldırılarda bulunmak, psikolojik baskı kurmak, gerekli tıbbi ve insani yaşamsal ihtiyaçlarınızı karşılamanıza engel olmak gibi korkmanıza, zarar görmenize ve acı çekmenize sebep olan her türlü eylem aile içi şiddet kavramı içerisindedir. Şiddet aynı evde yaşadığınız eşinizden gelebilir. Eski eşiniz, nişanlınız, flörtünüzden gelebilir.-Peki, şiddete uğrayan ne yapmalıdır?-En yakın polis merkezine ya da jandarma karakoluna giderek durumun bir tutanak altına alınmasını isteyin. Tutanak tutulurken her şeyi büyük detaylarıyla anlatın ve bunların tutanağa geçirilmesini isteyin. Eksiklik ve ya hatalar varsa tutanağı imzalamadan önce okuyun, eksiklikleri ve ya hataların düzeltilmesini talep edin, Vücudunuzda her hangi bir yaralanma, morluk, kızarıklık v.s gibi emareler varsa rapor düzenlenmesi gerekir. Bunu talep edin. Tutanağın imzalı bir örneğini almayı d unutmayın.-Cumhuriyet savcılıklarına da doğrudan başvurulabilinir mi?-Evet, Polis Merkezi ve ya Jandarma karakoluna başvurmak yerine doğrudan Cumhuriyet Savcılıklarına da yazılı dilekçe ile başvurabilirsiniz. Vücudunuzda ki izler kaybolmadan muaynenizin yapılması gerekir. Cinsel taciz ve tecavüz eşinizden gelse bile suçtur. Şiddeti uygulayan eski eşiniz, nişanlınız, sevgiliniz dahi olsa kanunun sağladığı korumadan faydalanabilirsiniz.-Geçen yıldan bu yana şiddette bir değişim oldu mu? Bir kaç cümle ile ne dersiniz?-Malesef olmadı. Hatta araştırmalar kadına yönelik şiddet konusunda bir artışın olduğunu gösteriyor. BM istatistiliklerine göre 2002-2013 periyodunda kadına yönelik şiddetin en uç noktası olan kadın cinayetlerine maruz kalan kadın sayısı 13 bin 381. Bu rakamlar kadın cinayetlerini önlemek için bir an önce bazı adımların atılmasını zorunlu kılıyor bizce.Özgecan Arslan'ın öldürülmesi sonrasında Eskişehir'de ki kadın örgütleri ile yapmış olduğumuz ortak basın açıklamasında kadın cinayetlerinin durdurulması için bazı talepler de bu kadın cinayetlerinin durdurulması için bazı talepler de bulunmuştuk. Bunlar hala geçerli.Somut ve samimi adımlar atılmalı. Evde, sokakta, iş yerinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumluları yargılanmalı ve caydırıcı yasal tedbirler alınmalı. Sonra kadına kadınlara yönelmiş şiddet suçlarında ceza verilirken tahrik ve iyi hal indirimlerinin yapılmasından vazgeçilmeli. Tüm bunlar dikkate alınırsa sorunun çözümünde büyük bir adım atılacağını düşünüyorum.-En çok hangi kadınlarımız şiddet görüyor? Ne dersiniz?-Yaygın inanışın aksine toplumun tüm sınıf kesimlerinde ki kadınlar bir şekilde şiddete maruz kalıyor. Yine sadece belli coğrafi bölgeler de yaşayan kadınalr ya da eğitimsiz, ekonomik özgürlüğü olmayan kadınların şiddet gördüğüne dair genel algı yanlış. Şidedeti tanımlarken, fiziki, psikolojik, ekonomik ve cinsel olarak sınıflandırdık. Bu şiddet türlerinden biriyle ya da bir kaçıyla toplumun her kesiminde ki kadınlar hayatlarının bir döneminde karşı karşıya geliyorlar.Yine şiddet için belli bir neden gerekmiyor. Şiddet için neden aramak aslında şiddeti meşrulatan bir durum.-Sığınma evleri yeterli mi sizce?-Kadın sığınma evleri kadın haklarını mücadelelerinin sonucunda elde edilmiş haklardır. Kentimizde bulunan 3 sığınma evi ihtiyacı karşılanmakta. Ancak hem kentimizde hem ülkede sığınma evlerinin koşulları konusunda bazı tartışmalar yapılıyor. Bu tartışmaların pozitif bir sonuca yönelerek şiddet mağduru kadınlara daha iyi olanaklar sağlayacak adeal bir sığınma evi formunun yaratılmasına zemin hazırlaycağını düşünüyorum.-Son olarak, mesajınız nedir?-Kadınlar olarak onurlu, eşit ve özgür bireyler oalrak toplumda var olma ve nihayetinde yaşama hakkımızı korumak için mücadele etmeye devam etmeliyiz. Çünkü ayrımcılık son bulunca ve tam eşitlik sağlanınca kadınlar özgürleşecek.-Peki, Eskişehir'de yaşamaktan memnun musunuz?-Evet, memnunum. Her an gelişen, aydın, medeni ve güzel bir kent.-Teşekkürler. Her şey gönlünüzce olsun.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

SU KUYUSU CİNAYETİNDE KARAR ÇIKTI
SU KUYUSU CİNAYETİNDE KARAR ÇIKTI
Eskişehir’de, öldürdüğü arkadaşının cesedini 12 yıl boyunca kuyuda saklayan katil zanlısı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. 
ESKİŞEHİR'DE FETÖ OPERASYONU
ESKİŞEHİR'DE FETÖ OPERASYONU
Eskişehir merkezli 3 ilde düzenlenen FETÖ/PDY'ye yönelik operasyonda yakalanan 6'sı muvazzaf toplam 7 asker adliyeye sevk edildi. 
GÜNDE 4-5 İŞTE ÇALIŞIYOR
GÜNDE 4-5 İŞTE ÇALIŞIYOR
 Eskişehir’de 4 çocuk sahibi olan Gökhan Kaftar isimli bir vatandaş, ailesine bakabilmek ve geçimini sağlayabilmek için günde 4-5 farklı işte çalışıyor. 
KÖPRÜBAŞI'NDAKİ İŞGAL SONA ERDİ
KÖPRÜBAŞI'NDAKİ İŞGAL SONA ERDİ
Gazetemizin 'Bu Kaosu Gören Yok Mu' başlıklı manşetiyle gündeme getirdiği, Köprübaşı'ndaki araç işgalleri sona erdi. Haberimizin ardından zabıta ekipleri harekete geçti. İşgal kaosunun yaşandığı bölgedeki araçlar kaldırıldı, park etmeleri engellendi.
MOTORLU KURYE DENETİMİ
MOTORLU KURYE DENETİMİ
Motor kuryeler trafik kurallarını ihlal etmeye devam ediyor. Sıkışık trafikte araçların arasından kuralsızca geçen kuryeler, hem canlarını tehlikeye atıyor hem de diğer sürücüleri zora sokuyor. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Ekipleri bu sorunu ortadan kaldırmakta oldukça kararlı.
PARAYI VERDİ AMA SONRASI...
PARAYI VERDİ AMA SONRASI...
 Eskişehir'de bir öğrenci internetten alışveriş yapmak isterken 3 bin lira dolandırıldı. 
YANGINA GİDECEKTİ AMA...
YANGINA GİDECEKTİ AMA...
Eskişehir’de bir yangına müdahale etmek isteyen itfaiye ekipleri, park halindeki araçların çift taraflı kapattığı sokakta ilerleyemedi. 
ÇOCUKLAR BROŞÜR DAĞITTI
ÇOCUKLAR BROŞÜR DAĞITTI
Odunpazarı Belediyesi’ne bağlı kreş ve çocuk merkezleri, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla Hamamyolu’nda çocuk haklarının yazılı olduğu broşürleri dağıttı. 
AZRA BEBEK İÇİN SEFERBERLİK
AZRA BEBEK İÇİN SEFERBERLİK
Türkiye’de birçok kurum ve hayırseverin; iyileşmesi, sağlığına kavuşabilmesi için adeta seferber olduğu Eskişehir’deki Azra bebeğin muayene ve tetkikleri Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi’nde de yapıldı.