Geçmişten Günümüze Eskişehir Sanayi Odası

Son Güncelleme : 28 Kasım 2018 07:11
Geçmişten Günümüze Eskişehir Sanayi Odası

Eskişehir Sanayi Odası'nın kuruluşunda Genel Sekreterlik görevini yürüten, daha sonra Sanayi Odası ikinci başkanlık görevinde de bulunan Yılmaz Çakır, o yıllarda yaşanılan zorlukları ve Eskişehir sanayi odasının 50 yıllık serüvenini Sakarya Gazetesi'ne anlattı.

Söyleşi Çağlar Özyazıcı: 

-Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Doğma büyüme Eskişehirliyim. Eskişehir Atatürk lisesi daha sonra Anadolu Üniversitesi’ni bitirdim. Ailemin büyük bölümü halen Eskişehir’de yaşıyor. Üniversiteyi okurken gündüz derslere girer geceleri Kılıçoğlu fabrikasında 17.00 ve gece 02:00 saatleri arasında çalışırdım. Vardiye bitince fabrikaya yarım saat uzaklıktaki eve yürüyerek giderdim. Kılıçoğlu Fabrikasında üniversitede öğrendiklerimi uygulama şansı buldum. Tuzla Piyade okulunda 24 aylık yedek subaylık görevimi tamamladıktan sonra İstanbul Karaköy’de bir Hollanda şirketinin satış bölümünde çalışmaya başladım. İki yıla yakın süren bu dönemde Hollanda’lıların proje yönetimi ve çalışma metodları konusunda çok şey öğrendim.

-Sanayi Odası’ndaki görevinize ne zaman ve nasıl başladınız? Sizin döneminizde başkanlar kimlerdi?

Hollanda şirketinde çalışırken Kılıçoğlu ailesi beni arayarak Eskişehir sanayicilerinin Ticaret ve Sanayi Odası’ndan ayrılarak ayrı bir “SANAYİ ODASI” kurulacağını ve bu odaya genel sekreter olmamı önerdi. Yıl 1968’in ortalarıydı. Saygı duyduğum ailenin bu teklifini kabul ettim ve Eskişehir’e döndüm. Sanayi Odası kuruluşu için ilk olarak bir Müteşebbis Heyet seçildi. Hatırladığıma göre müteşebbis heyet içinde Mesut Zeytinoğlu, Murat İnce, İsmail Kanatlı, Orhan Erden ve Hüsnü Yerçil gibi iş adamları yer almıştı.

8 yıl sürdürdüm

Sanayi Odası’nı kısa sürede 5590 sayılı yasaya uygun olarak kurduk ve resmen oda Genel Sekreterliğine atandım ve 8 yıl süreyle sürdürdüm. İlk dönemde Yönetim Kurulu Başkanı Kanatlı ailesinden İsmail Kanatlı’ydı, yardımcısı ise Erden ailesinden Orhan Erden idi. Mümtaz Zeytinoğlu, Eşref Güngör ve Zühtü Çolpan ise diğer üç üyeydi. İsmail Kanatlı’dan sonra kısa bir süre Orhan Erden başkanlık yaptı ve hemen arkasından Mümtaz Zeytinoğlu başkanlık görevini devraldı. Mümtaz ve Yavuz Zeytinoğlu’nun öncülüğünde kurulan OSB, Yavuz beyden başkanlığı devralan Savaş Özaydemir’in özel ve özverili çabaları sonucu şehre kalkınma açısından yeni bir ivme verdi ve umut aşıladı.

-O dönemde yaşanan zorluklar nelerdi?

ESO kurulduğunda yeri yurdu yoktu. Eskişehir Bankası, kendi genel müdürlük binasında bir bölümü tahsisi etmişti. Kuruluş yılında bir yıl kadar oradan yönettik. Sonra Halk Bankasının bulunduğu binanın bir katını kiraladık. Ondan sonra da Kılıçoğlu İş Merkezinin bir katına taşındık. OSB’deki bugünkü bina yapılıncaya kadar da oradan yönettik. Yeni kurulduğumuzda ESO, Ticaret Odası’ndan hakkı olan payı alamamıştı. İstanbul Sanayi Odası, Ege, Adana ve Ankara Sanayi Odalarının verdiği 60 bin lira ile bir süre idare ettik. Bu kaynak bitince maaşları zor ödeyebilir duruma düştük. OSB’nin kuruluşu ile bu sorun çözüldü ve ESO Türkiye’nin en varlıklı odaları arasına katıldı.

1970 muhtırası

OSB için bütün engelleri aşıp tam kuruluşa geçecekken 12 Mart 1970 muhtırası verildi. 13 Mart günü Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak dairesi Eskişehir Tapu dairesine bir telgraf yollayarak satışı durdurdu. Bunun nedeni, OSB’nin içinde bir bölüm, Milli Emlak Genel müdürlüğü tarafından ikinci dünya savaşı sırasında korugan olarak Milli Savunmaya tahsisliydi. Bu sorunu çözmek; o zamanki Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay dahil, Maliye Bakanı olan Mesut Erez, Eskişehir Milletvekilleri; Prof Orhan Oğuz, Seyfi Öztürk, İsmet Angı, valiler, Kuvvet Komutanları ve desteği olabilecek herkesi devreye sokarak ancak bir yılda çözebildik. Çözmesine çözdük ama alt yapıların yapılma ihale maliyeti de bir kat artmış oldu. Ancak zaman içinde kompanse edebildik. Özetle OSB’nin ESO tarafından kuruluşu oldukça meşakkatli bir dönemden geçti.

Eskişehir başka modda

1980’li ve hatta 1990’lı yılları bugünkü yıllarla kıyaslamak bile neredeyse imkansız. Bugün Eskişehir başka bir modaadır ve sorunlarından çok daha fazla olanaklara sahiptir. ‘60’ları, 70’lerin, ‘80’lerin fakir şehri yerini bir dünya kentine bırakmıştır. Evet Eskişehir’de Bursa’nın Allah vergisi imkanları yoktur ama kültür, sanat, müzik, şehir estetiği ve mimarisi açılarından Bursa’nın çok önündedir. Ben ileride Bursa’dan çok daha önemli bir merkez olacağından eminim.

-Eskişehir Sanayisinin vizyonu sizce ne olmalı?

İzlenimlerime ve duyumlarıma göre ESO yönetimi ile OSB yönetimi çekişme-itişme halinde ve kentin sanayisini ihracat ive inovasyon odaklı karaktere büründürmek için yeni bir vizyon ve stratejiye gereksinim vardır. ESO ve OSB’nin çekişme lüksü yoktur. İş adamlarının ve sanayicilerin ne kur oyunlarından, ne banka faizlerinden, ne yetenekli eleman eksikliğinden ve nede iç pazar darlığından şikayet etme hakları sınırlıdır. İş adamlarının ve sanayicilerin politik eğilimlerinin olması kadar doğal bir şey olamaz. Ama ESO, ETO, OSB gibi yarı resmi meslek kuruluşlarının politik bir yapıya gömülmeleri, şehrin dinamiklerinin önüne set çeker.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

sakarya escort izmit escort bayan escort bayan escort bayan bursa merkez escort bayan escort bayan escort escort bursa istanbul bayan escort beşiktaş escort istanbul escort bayan şirinevler escort kadıköy escort bayan beylikdüzü escort bayan sakarya escort izmit escort bayan escort bayan gümbet escort illegal bahis porno film indir porno sex hd porno