Ders süreleri kısalmasın, uzasın

08 Aralık 2017 12:32
Ders süreleri kısalmasın, uzasın

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Eyüp Artvinli, ders sürelerinin kısalması yerine uzamasının daha faydalı olacağını anlattı.


Aynı zamanda Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimleri Eğitim Bölüm Başkanlığı görevini üstlenen ve bir çok proje ile dikkatleri çekmeyi başaran Eyüp Artvinli, ders süreleri konusunda açıklamalarda bulundu. Türkiye'deki eğitimin gelişmesi için yapılan eleştirilere değinen Artvinli, heekesin kral çıplak dediğini ama çok az kişinin "kralı şöyle giydirelim" dediğini belirtti. Sadece eleştirmek ile eğitimin gelişmeyeceğini aktaran Prof. Dr. Artvinli, yapılması gerekenlerden bazılarını sıraladı.
Ders sürelerinin kısaltılmasının Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredat anlayışına ters olduğunu ifade eden Artvinli, "Yıllarca eğitim sistemi içinde bulunmuş bir eğitim çalışanı olarak ben de bu konuyu takip ediyorum. Bu bir tercih meselesi aslında. Derslerin süresini kısaltıp uzatabilirsiniz. Ben Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda ders süresinin kısaltılması değil uzatılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her şeyden önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı müfredatın ruhuna terstir ders sürelerini kısaltmak. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı müfredatlarda yapılandırmacı yaklaşım, öğrenci merkezli eğitim ve süreç odaklı eğitim kapsamında, beceri geliştirme merkeze alınmıştır. Dolayısıyla öğrencilerin becerilerini geliştirmeleri için öğrenci merkezli yaklaşıma dayalı aktif öğrenmeyi önemseyen, öğrencilerin etkinlik yaptığı sınıf ortamları ve ders ortamlarına ihtiyacımız var. Dolayısıyla öğretmenlerimizin aktif öğrenme uygulaması kapsamında en çok şikayet ettikleri konulardan bir tanesi ders sürelerinin etkinlik yapmaya yeterli olmadığıydı. Bakanlık istatistiklerinde de yıllar boyu bu dile getirilmiş olup, neredeyse tüm öğretmenler bu konuda hem fikir idi. Dolayısıyla ders sürelerinin kısaltılması yerine ders sürelerini artırarak öğrenci merkezli sınıf ortamı oluşturmayı öneriyorum ben" dedi.

"40 dakikayı eksik yapıyoruz biz"
Öğrencilerin sınıflara kaplumbağa hızında girdiğini ve jet hızında çıktığını hatırlatan Artvinli, "Her şeyden önce sınıfta öğrencilerin birbirleriyle etkileşim kurduğu, etkinlik yaptığı, daha rahat olduğu, sınıfta bir çok şeyin bir arada bulunduğu, günlük hayatın sınıf içerisine yansıtıldığı, cıvıl cıvıl, renkli ve öğrencilerin kaçıp gitmek istemeyeceği bir sınıf ortamı oluşturmak ve bunun ardından da bu süreyi artırmak tercih edilmelidir. Fakat bu haliyle 40 dakikayı eksik yapıyoruz biz ve bunun sonucu olarak öğrencilerimiz sınıfa teşbihte hata olmaz derler, kaplumbağa hızında girerken jet hızıyla çıkıyorlar. Bunun sonucunda da OECD istatistiklerine göre, öğrencilerin sınıfa giriş hızı ile sınıftan çıkış arasındaki farkın en yüksek olduğu ülke Türkiye. Önce biz bu 40 dakikayı düzeltmeliyiz. 40 dakikayı bu şekilde düzeltmek için öncelikle öğretmenin ders anlattığı ve öğrencinin sadece 40 dakika 'dinlediği' bir yapı değil, öğrencilerin etkinlik yaparak ders işlediği bir yapıya geçmeliyiz. Öğrencilerin bol bol etkinlik yapacağı şekilde bu 40 dakikayı 1 saate, 120 dakikaya çıkarmak zorundayız" şeklinde konuştu.

"Siz öğrenciyi 2 saat boyunca aktif tutarak dikkat süresini de kesinlikle uzatabilirsiniz"
Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yaparak etkinlik kılavuzları üretebileceklerini açıklayan Prof. Dr. Eyüp Artvinli, "Dikkat süreleri çocukların 15-20 dakika, bu doğru fakat bu süre öğrenci sizi dinlerken ki dikkat süresi. Yani öğrenci sizi 15 dakika dinleyebilir, ondan sonra siz öğrenciye bir etkinlik yaptırabilirsiniz. 15-20 dakika etkinlik yapabilir, sonra 10 dakika yine öğretmen anlatabilir, sonra 20 dakika yarım saat daha öğrenci etkinlik yapabilir. Dolayısıyla yeni bir uyaran verinceye kadar öğrencinin süresi 10-15 dakikadır, her 10-15 dakikadan sonra mutlaka öğrenci aktif duruma geçirilirse dikkat süresi tazelenir ve devam eder. Yani siz öğrenciyi 2 saat boyunca aktif tutarak dikkat süresini de kesinlikle uzatabilirsiniz. Bu yönüyle baktığınız zaman Türkiye'de bunun tercih edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla eğitim sürecinin yapısına bu şekilde bakarsanız, 40 dakikanın fazla değil, az olduğunu görürsünüz. Biz de Eğitim Bilimleri Enstitüsü olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile bu konuda iş birliği yapmak isteriz. Hem de öğretmen eğitimleri konusunda aktif olmak istiyoruz" diye konuştu.

"Yeter ki öğretmene bilgi verilsin"
Öğretmenlere de bu konuda çok iş düştüğünün altını çizen Artvinli, sözlerini şu şekilde tamamladı;
"TÜBİTAK Bölge Koordinatörlüğü yaptığım dönemde 2014-2015 ve 2016 yılları boyunca Eskişehir bölgesine bağlı illerde her yıl bin 500 ve bin 700 arasında öğretmen ve okul idarecisine, süreç odaklı eğitim, örneğin proje tabanlı öğrenme, süreç odaklı eğitim, öğrencinin aktif olduğu eğitimlerin nasıl yapılacağı konularında eğitim verdik. Nitekim bu eğitimler sonucunda Eskişehir bölgesi Ankara’da alınan toplam madalya sayısında Türkiye birincisi oldu 3 yıl içerisinde. Dolayısıyla öğretmene sağlanacak girdiler, eğitim sürecinin sonucunda çok büyük oranda geri dönüyor. Yeter ki öğretmene bilgi verilsin, öğretmenin zihni rahatlatılsın, sınıf içerisinde öğretmen rahatça dersini işleyebileceği ve bunu nasıl yapabileceği konusunda rehberlik, destek alsın. Öğretmenlerimizin bunu rahatlıkla yapabileceğini düşünüyorum."

Yorumlar (4) / Onay bekleyen (0)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Nadir

08 Aralık 2017 15:34
Hocam neye dayanarak söylemiş ama 40 dakikadan az bile olmalı.

Yapmayın

08 Aralık 2017 15:32
Günlük 40'ar dakika , 8 saat oturmak kolay değil.

KALKINMA

08 Aralık 2017 13:04
eğer yatarak çalışmaları kısaltarak kalkınılsaydı afrika ülkeleri çoktan kalkınırdı. ne kadar çok çalışırsak kalkınmamız okadar çabuk olur

Zafer

09 Aralık 2017 16:28
Zaman gorecelidir.Bilgisayar onunde saatlerce vakit harcayan ogrencilere 40 dakika omur gibi gelmektedir.Yapilmasi gereken; oncelikle ogretmenleri egitmeli sonra mufredati ogrencilerinde katilimci olabilecegi sekilde degistirmektir.
ESKİŞEHİR'DE FECİ KAZA
ESKİŞEHİR'DE FECİ KAZA
Eskişehir'de meydana gelen trafik kazasında biri çocuk 2 kişi hayatını kaybederken, 2'si ağır 5 kişi de yaralandı. 
VATANDAŞI DİNLEMEK GÖREVİMİZ
VATANDAŞI DİNLEMEK GÖREVİMİZ
AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay ilçe gezilerine Beylikova ile devam etti. Günay’ın ilk durağı Batman’da şehit düşen Jand. Uzm. Çvş. Neşet Gök’ün baba ocağı oldu.
KRİZ VATANDAŞIN MİDESİNDE
KRİZ VATANDAŞIN MİDESİNDE
Demokrat Parti (DP) haftalık toplantısı dün DP İl Başkanı Nazım Dölekçekiç başkanlığında gerçekleştirildi. Ekonomi hakkında konuşan Dölekçekiç, “Ekonomik kriz vatandaşın midesinde” dedi.
TERÖR EN BÜYÜK SORUN
TERÖR EN BÜYÜK SORUN
Saadet Parti(SP) haftalık toplantısı dün SP Mali İşler Başkanı Hikmet Çakır başkanlığında gerçekleştirildi.
ESKİŞEHİR'DEN ZAFERLE ÇIKACAĞIZ
ESKİŞEHİR'DEN ZAFERLE ÇIKACAĞIZ
Büyük Birlik Partisi Eskişehir 8. Olağan Kongresi,dün BBP Genel Başkanı ve Ankara Milletvekili Mustafa Destici'nin katılımıyla gerçekleşti. Yerel seçimlerde kendi partilerinden aday çıkaracaklarını söyleyen Destici, “ Eskişehir'de zaferle çıkacağız” dedi.
TÜRK MİLLETİYLE DALGA GEÇİLİYOR
TÜRK MİLLETİYLE DALGA GEÇİLİYOR
İYİ Parti İl Başkanı Ramis Tunca “Et fiyatlarındaki artış zenginlikten çok et yememizden kaynaklanıyor olarak açıklanıp Türk Milleti ile dalga geçilmiştir” dedi.
ESERLERİNİ TANITIYOR
ESERLERİNİ TANITIYOR
İstanbul’da atölyesi bulunan ve 18 yıldır ürettiği el sanatları eserleri ile 11 sergi açan Gelengül Filiz, şehir şehir gezerek el emeği ürünlerini vatandaşlara tanıtıyor.
SOSYAL PROJELERE DESTEK VERECEĞİZ
SOSYAL PROJELERE DESTEK VERECEĞİZ
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi “Alzheimer’in Hastalık ve Sosyal Boyutu” konulu etkinliğe ev sahipliği yaptı.
YABANCI ÖĞRENCİLERE İKAMET SEMİNERİ
YABANCI ÖĞRENCİLERE İKAMET SEMİNERİ
Yunus Emre Uluslararası Öğrenci Derneği (YUDER) tarafından düzenlenen kardeşlik sohbetinde yabancı öğrencilere bazı bilgiler verildi.