DEPREM KONUSUNDA ÖNEMLİ UYARI

Son Güncelleme : 24 Ocak 2020 10:01
DEPREM  KONUSUNDA ÖNEMLİ UYARI

Eskişehir Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof.Dr. Can Ayday, Manisa'da meydana gelen 5,4'lük depremle ilgili açıklamalarda bulundu.

Önlem ve yasalar

Ayday, "Gerek Manisa-Akhisar ve Ankara’da meydana gelen depremler, gerekse son aylarda İstanbul, Balıkesir, Denizli gibi farklı illerimizde meydana gelen orta büyüklükteki depremler, ülkemizin 1999 Marmara depreminden sonra geçen 20 yıllık süre zarfında, deprem zararlarını azaltacak önlemler ve yasal düzenlemeleri gerçekleştiremediğini bir kez daha bize göstermiştir" dedi.

Potansiyeli yüksek

Ayday, "Odamız tarafından Türkiye Diri Fay Haritası baz alınarak yapılan incelemede, “Aksaray, Bolu, Sakarya, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Denizli, Erzurum, Kahramanmaraş, Hatay, Hakkari, Muğla, Eskişehir, Kütahya, Bingöl” 18 ilimizin merkez yerleşim birimleri ile yine 80’ni aşkın ilçe merkezi ve ilk belirlemelere göre 502 köyümüzün deprem üretme potansiyeli yüksek aktif fayların geçtiği hatlar üzerine oturduğu anlaşılmaktadır" diye konuştu.

Konuyla ilgili Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan yapılan açıklama şu  şekilde;

"Gelenbe Aktif Fay Zonu’nun güney ucunda meydana geldiği anlaşılan Manisa-Akhisar depreminde, zayıf mühendislik özelliklerine sahip zemin birimleri üzerine oturan bazı konutlarda kısmi hasarların meydana geldiği bildirilmektedir. 2012 yılında MTA Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Türkiye Diri Fay Haritasına bakıldığında, ülkemiz kara sınırları içerisinde Mw. 5.5 üzeri büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip 485 adet fay segmentinin bulunduğu, 2012 yılından günümüze kadar yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda, bu sayının daha da yüksek olduğu, ayrıca ülkemiz karasuları içinde de çok sayıda deprem üretme potansiyeline sahip fay hatları ve zonlarının bulunduğu bilinmektedir.

Gerçek sorunlar 

TBMM bazı özel kişilere rant aktarmayı amaçlayan “kişiye özgü düzenlemeler” yerine, toplumun gerçek sorunları ile ilgilenmelidir. Gerek Manisa-Akhisar ve Ankara’da meydana gelen depremler, gerekse son aylarda İstanbul, Balıkesir, Denizli gibi farklı illerimizde meydana gelen orta büyüklükteki depremler, ülkemizin 1999 Marmara depreminden sonra geçen 20 yıllık süre zarfında, deprem zararlarını azaltacak önlemler ve yasal düzenlemeleri gerçekleştiremediğini bir kez daha bize göstermiştir. Odamız tarafından Türkiye Diri Fay Haritası baz alınarak yapılan incelemede, “Aksaray, Bolu, Sakarya, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Denizli, Erzurum, Kahramanmaraş, Hatay, Hakkari, Muğla, Eskişehir, Kütahya, Bingöl” 18 ilimizin merkez yerleşim birimleri ile yine 80’ni aşkın ilçe merkezi ve ilk belirlemelere göre 502 köyümüzün deprem üretme potansiyeli yüksek aktif fayların geçtiği hatlar üzerine oturduğu anlaşılmaktadır.

Fay hattı üzerindeler 

Yukarıda belirtilen il, ilçe ve köylerde yer alan, yaklaşık 100.000’ne yakın binanın doğrudan fay hattı veya zonları üzerinde yer aldığı, fay hatları üzerinde yer aldığı belirlenen binaların yıkılarak bu alanların konut amacıyla kullanılmasının engellenmesi gerekirken, bunun aksi durumunu içeren düzenleme “ 2/2512 sıra sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Hakkındaki Kanun Tasarısı” teklifi TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edilmiştir. Söz konusu düzenlemenin 11 ve 13. maddesi ile 19 kişiye özgü ve onlara ekonomik yarar sağlamayı amaçlayan “kişiye özgü düzenleme” ile fay hatları veya zonları üzerine inşa edilen, imar kanununun geçici 16 maddesi gereğince (imar barışı düzenlemesi) “yapı kayıt belgesi” alan binaların güçlendirilmesini içeren düzenlemede, komisyonda kabul edilmiştir. Kanun tasarı teklifinin bu haliyle kabul edilmesi durumunda fay hatları veya zonları üzerine doğrudan oturan binalar güçlendirilse bile ülkemiz insanının yaşamını yitirmesine ve mal kayıplarına neden olmaya devam edecektir.

Bir kez daha uyarıyoruz 

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bir kez daha uyarıyoruz!! 1- TBMM yukarıda belirtilen ihtisas komisyonunda kabul edilen eklektik düzenlemelerde belirtildiği şekilde “ beton karot numunesinin nasıl alınacağı ve denetleneceğine” ilişkin düzenlemeler yerine, afet zararlarının azaltılmasını esas alacak şekilde, 3194 sayılı İmar, 4708 sayılı Yapı Denetim, 7269 sayılı Afet, 2872 sayılı Çevre ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanuni düzenlemeleri bütünlüklü olarak ele alarak, ülkemiz insanın ihtiyaçları çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir. 2- ABD’de olduğu (Kaliforniya fay yasası) gibi, aktif fay hatları veya zonları üzerine bina inşa edilmesi yasaklanmalı veya özel jeolojik araştırmalardan sonra bina inşa edilip edilmeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeler acilen gerçekleştirilmelidir. 3- Günümüzde Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı “acil durum ve müdahale” iş ve işlemlerini yürütür bir konuma sürüklenmiş bulunmaktadır. Deprem ve depremlerle mücadele kurum iş yükü arasında ikinci, hatta üçüncü plana itilmiş durumdadır. Birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi “DEPREM ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI” ülkemizin jeolojik araştırmalar kurumu niteliğinde olan MTA Genel Müdürlüğü bünyesine alınmalı, deprem araştırmaları ve alınacak önlemler bütünlüklü olarak koordine edilmelidir. Sonuç olarak ülkemiz insanının can ve güvenliğini yok sayan, yasal düzenleme eksikliği, kurumsal altyapı, organizasyon ve eşgüdümün olmadığı bir ortamda deprem zararlarının azaltılmasının “yapı üretim süreçlerinde betonda karot numunelerin alınması ve denetlenmesi” ile mümkün olamayacağı, imar, planlama, kentleşme, çevre, yapı üretim ve denetim ile Afet kanunların bütünlüklü olarak ele alınıp değerlendirilmesi, ortak akıl ile ülkemiz insanın talepleri çerçevesinde “afetlere karşı güvenliği esas alan” bir şekilde yeniden düzenlenmesi ile mümkün olacağını düşünüyoruz.

Yorumlar (9) / Onay bekleyen (3)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Hocam ne güzel

24 Ocak 2020 15:40
Peki sormak istiyorum. Afet riskli alan projesi' ne neden destek vermediniz? Neden iptal ettirmek için bütün gücünüz ile çabaladınız? Gayet güzel bir proje idi elbette eksiklikler hatalar olabilir. Bunlar aşılabilirdi. Tuttutturdunuz mağdur edebiyatı. Hocanın da afet riskli alan bölgesinde gayrımenkulu var. Sanırım 9 şiddetindeki depreme uygun ki!. Iptal olmasını istediniz. Peki o bölgedeki güvensiz diğer binalar ne olacak? Dernek bile kuruldu bu işe karşı. Lafa gelince deprem öldürmez bina öldürür. Dersiniz. Yeni binaların yanısıra kat be kat fazla eski ve riskli bina mevcut bölgede. Ve hala mühürlü yıkım yapılmadan duran binalar var. Iptal ettirdiniz ne oldu şimdi daha mı iyi oldu? Bunun vebalini kim alacak? Her zaman olduğu gibi karşı durun çözüm bulmadan çözüme katkı vermeden boş sözlerle konuşun.

KİME İNANACAĞIZ

24 Ocak 2020 13:02
BAŞKA BİR UZMAN ÇIKIYOR ESKİŞEHİR DEPREM RİSKİ DIŞINDA DİYE AÇIKLAMA YAPIYOR BAŞKA BİR ARKADAŞ ÇIKIYOR RİSK ALTINDA KİM DOĞRU SÖYLÜYOR KİME İNANACAĞIZ ??

Japonlara bakın!

24 Ocak 2020 15:56
Bilmem kaç şiddetinde sallanıyor Japonya ama adamlar gayet rahat olup panikleniyorlar. Ve her deprem sonrası kalkıp tv lerde günlerce ahkâm kesmiyorlar. Çünkü bilimle bu işi çözmüşler ellerinden geldiğince. Biz ne yapıyoruz sadece konuşma. Deprem konferansları vs. günler geçiyor. Çözüme katkı sunmak yerine sürekli engellemek. Ve en önemlisi nerede hangi şehirde "Afet Riskli Alan" ilan edilen bölge varsa ya iptal edildi ya da iptale yönelik çalışmalar var. Kim suçlu şimdi. Hükûmet mi ya da buna karşı çıkanlar mı?

BUGRA

25 Ocak 2020 11:49
EKONOMİ DEĞİL ESKİŞEHİR ÇÖKMÜŞ.. MEMLEKETİM SAÇMA SAPAN GELİP GEÇİÇİ BİR ÇOĞU AÇIKTAN OKUYANLARIN ŞEHRİ OLDU.CAFE CAFE CAFE YETER BE ARTIK FABRİKA VE ÜRETİM ARTSIN BU ŞEHİRDE ULAN 18 YILDIR İKTİDAR NİMETLERİNİ KAÇIRAN ŞEHRİM..

Halil Toksöz

25 Ocak 2020 01:31
Belli olan tek şey biz deprem ülkesiyiz. Bu değişmeyeceğine göre biz değişmeliyiz, bu işler bilimle çözülür haçıyla hocayla, okumakla üflemekle olmaz. Onun için Japonlar gibi tetbir almalıyız paramızı Suriye de Libya da çarçur etmemeliyiz, daha ne diyeyim?

Başkan

26 Ocak 2020 01:29
Sayın Ayday. Açıklamalar güzel. Faydalı bilgiler paylaştınız Eskişehir halkı ile ilgili olarak. Kaygılar hepimizin can güvenliği için elbette. . BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN TEKLİFİ İLE İLAN EDİLEN RİSKLİ ALAN: Mustafa Kemal Paşa, İhsaniye, Hacıalibey, Yeni, Işıklar, Mamure, Deliklitaş ve Kurtuluş mahallelerinin bir bölümünü kapsamaktadır. Ve neden aşağıdaki karar alınmıştır. Bu kararın alınması için kim? kimler? neden? niçin? hangi amaçla itirazda bulunmuştur. . . Danıştay Ondördüncü Dairesi’ nin 2017/3557 Esas No ve 03.10.2018 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. . Bu bölgede yaklaşık 15bin kişi yaşıyor. Bu projeyi hazırlatan ve sunan ESBB. Herkesin hoşuna gitmeyebilir. Herkesin bir gerekçesi olabilir kendince haklıdır. Buna bir itirazım yok. Bu duzenlenebilir. Haksızlık, mağduriyet varsa giderilebilir sanırım. Kısacası çözülmesi imkansız bir konu değil. Bu konu hakkında da bilgilerinize ihtiyacımız var. Bu bölgede yaşayan 15bin kişinin kaderi bir kaç kişinin itirazına mı bağlı? Son olarak Elazığ depremi malum. Allah rahmet eylesin. Geçmiş olsun Türkiye.

çorbada tuz

25 Ocak 2020 19:28
Kimisi; "Türkiye deprem ülkesi değil" demiş. Ama hızını da alamamış Endenozya-Japonya dır diyor. Hehalde miktarı yetmemiş olacak ki Afganistan , Tibet , Moğolistan , İranı unutmuş. Olsun fazla görmemek lazım. Elindeki oyuncağı ile azbuçuk araştırsa öğrenecek de, neyi bilmediğini de bilmiyor ki. Depremden söz ederken "7 - 7,5 ölçeğinde" demiş. Herhalde kendisinin icadı olsa gerek 'ölçek' deyimi. Haa unutuyordum. " Bilimden ilimden uzak binalar yaparsak sonuç belli"..... diye halkı uyarmayı da ihmal etmemiş.. Halbuki yazdıklarının zerresi dahi, bilimle ilimle akılla bir ilgisi olmadığının farkında bile değil. Belli ki yazmış olmak için yazmış. Çorbada benimde tuzum olsun derler ya öyle işte.

Ülke deprem ülkesi değil

25 Ocak 2020 00:00
Türkiye deprem ülkesi değil bir kere. Deprem ülkesi diyebileceğimiz ülkeler Japonya ve Endonezya. Elbette deprem olacak ülkemizde de bu kaçınılmaz bir gerçek. Biz de beklenen deprem 7- 7.5 ölçeğinde. Japonya Endonezya her sarsıntıda 8-9 ölçeğinde sallanıyor. Bizdeki depremler de bizim canımızı yakmaya yetiyor. Oralara nazaran çok küçük diyebileceğimiz depremler bile. Bilimden ilimden uzak binalar yaparsak sonuç belli. Ne diyorlar; deprem öldürmez çürük bina öldürür.

deniz

24 Ocak 2020 13:10
Depremi boşver ekonomi göçmüş.....sen ne konuşuyorsun hala.....

evden eve nakliyat çeviri şehirler arası nakliyat ofis taşıma