bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan
istanbul escortları ataköy escort istanbul escort şirinevler escort ümraniye escort beylikdüzü escort
gaziantep escort bayan porno indir kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
illegal bahis sakarya escort
porno indir porno hd sex türkçe porno türbanlı porno

BÜYÜKERŞEN'DEN SAMİMİ AÇIKLAMALAR

Son Güncelleme : 29 Mart 2019 11:03
BÜYÜKERŞEN'DEN SAMİMİ AÇIKLAMALAR

Tam 20 yıldır Eskişehir’in Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı yapıyor. Geçen bu süre için ‘Ben ortaya hayallerimi koydum, Eskişehirliler sevdiler, sahiplendiler.’ diyor. Neden tekrar aday oldu? Sorusuna ise şu cevabı veriyor ‘ Eskişehir için, Eskişehirlilerle birlikte yapacağımız daha çok şey var…’

Seçime iki gün kaldı. Bugünkü konuğumuz Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen. Sizler için sorduk, samimi cevaplar aldık….

Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam sordu, Başkan Büyükerşen cevapladı.

SAKARYA; İzninizle size “Hocam” diye hitap etmek istiyorum. Bu 5’nci seçim döneminiz. Sizi yeniden aday olmaya iten şey nedir?

Sevgili Hakkı, bana “Hocam” diyerek hitap etmen beni sevindirir, mutlu olurum. Çünkü “başkan” lafını oldum olası sevmedim. Bana, uzak ve soğuk bir söz gibi geliyor.

Sorunuza gelince, evet bu dönem seçilirsem 5’nci dönemim olacak. Bunun nedeni hakkında, farklı kesimlerde farklı yorumlar yapıldığını biliyorum. Şöyle açıklayabilirim belki…

Beni yeniden aday olmaya iten iki şey var; birincisi Eskişehirliler, ikincisi Eskişehir. Hemşerilerimle ne zaman, nerede karşılaşsam, bir araya gelsem, bana söyledikleri ilk şey, “Hocam bizi bırakmayacaksın değil mi? Sakın bırakıyım deme…” Bu talep bazen, nazikçe, açık söyleyeyim bazen sertçe söylendi. Orada benim hissettiğim, Eskişehirlilerin bunu nezaketen, ayıp olmasın diye değil, gerçekten bunu istedikleri için, bunun gerekli olduğuna inandıkları için söyledikleriydi.

BENİM DE ONLARINDA

HEVESİ, ENERJİSİ ARTTI

İkincisine gelirsek, Eskişehir’e yani. Benim hayatta hiç istemediğim ve sevmediğim şeylerden biri, belki de birincisi, başladığım işi bitirmeden bırakmaktır. Yarım bırakmaktan ya da eksik bırakmaktan nefret ediyorum. 1999’da göreve ilk geldiğim dönemde, bu şehre ilişkin kafamda binlerce hayal vardı. Karşılaştığımız imkansızlıklar nedeniyle, belki ilk dönem, belki de ikinci dönem sonunda bırakabilirdim. Ancak bir şeyi gördüm, bir şeyi başlattığımızı ve sürdürdüğümüzü. Bu başlattığımız şey Eskişehir’in yeniden inşası, yeniden kendini bulması, yeni bir kimlik kazanma mücadelesiydi. Ben hayallerimi, bilgilerimi, projelerimi, emeğimi ve zamanımı koydum ortaya, Eskişehirliler de dört elle sarıldılar, sahiplendiler. Şehre yeni şeyler kazandırdıkça benim de, onların da hevesi arttı. Her iki taraf da, birlikte çok daha önemli şeyler başarabileceğimizi, birlikte bu şehre bambaşka bir kimlik kazandırabileceğimize inandık. Her şey bu güç ve inançla gerçekleşti. Eskişehir ve Eskişehirlilerle benim aramda ortaya çıkan bu elektriğin, enerjinin kolay bulunabilir bir şey olduğunu sanmıyorum.

O nedenle, kimden, nereden, ne eleştiri, ne reaksiyon, ne kötüleme gelirse gelsin, devam etmeye karar verdim. Çünkü, Eskişehir için, Eskişehirlilerle birlikte yapacağımız daha çok şey var. SAKARYA; Diğer adaylar lansman toplantıları düzenleyerek gelecek dönemde kazanmaları halinde yapacakları projeleri açıkladılar. Siz önceki seçim dönemlerinde de yapmamıştınız, yine yapmadınız. Özel bir nedeni var mı?

Özel bir nedeni yok. Benim tarzım değil. 1999’da ilk aday olduğumda, “26 Vaat” adı altında bir bildiri yayınlamış ve Eskişehir’e o vaatleri kazandıracağımı söylemiştim. O 26 vaadin ana ekseni, Eskişehir’i bugünkü gibi örnek ve herkesin yaşamaktan mutlu ve gururlu olduğu bir şehir haline getirmekti. Bugün Eskişehir öyle bir noktada. Ama, bitti mi, bitmedi, yeterli mi, değil. Kırsaldaki 549 köy, mahalle olarak Belediyemize bağlandı. Tabi, yüzlerce yeni sorunu da beraberinde getirdi. Eskişehir’in bugün geldiği noktadan santim geriye gitmemesi, aksine daha da ileriye gitmesi gerekir. İşte bu kurumsallaşmayı ve kalıcılığı sağlamak, daha da ötesi sağlamlaştırmak zorundayız.

ESKİŞEHİRLİLERİN BENDEN

NE İSTEDİKLERİNİ BİLİYORUM

Şimdi benim, elimde kağıt kalem, bilgisayarda hazırlanmış bir takım sanal görsellerle Eskişehirlilerin karşısına çıkıp, şurada park yapacağım, şurada havuz yapacağım, şurada şunu, burada bunu yapacağım dediğim bir lansman ve seçim toplantısı hayal ediyor musunuz? Açık söyleyeyim, ben kendimi öyle bir olayın içinde düşünemiyorum.

Eskişehirlilerin de benden bunu beklemediklerini biliyorum. Onlar, ben göreve devam edersem, neler yapacağımı ya da neler yapmayacağımı çok iyi biliyorlar. Ben de onların neleri isteyip, neleri istemediklerini çok iyi biliyorum. Bence olay budur…

SAKARYA; Siyasi rakipleriniz sizinle ilgili genelde şöyle bir propaganda yöntemi üzerinde durdular. Diyorlar ki, “Şu anki Büyükşehir Belediye Başkanı 20 yıldır görevde. Artık değişimin vakti geldi. Yenilik için değişim gerekli.” Buna katılıyor musunuz?

Sanırım onların gözden kaçırdıkları bir ayrıntı var. Aslında gözden kaçırdıkları şey ayrıntı değil, olayın omurgası. Onların söz ettiği o yenilenme dönemi Eskişehir’de 1999’da başladı ve halen devam ediyor. Henüz bitmedi, tamamlanmadı. Bu şehir 20 yıllık emeğini, değişim ve gelişim sürecinde üzerine düşeni fazlasıyla yapmış olmanın vicdan rahatlığını, bu kadar kolay terk edip, yeni ve bilinmez bir sürece kendini teslim eder mi? Bence etmez.

Bir toplumda, bir şehirde, bir ülkede, değişim vaktinin gelip gelmediğine siyasetçi değil, halk karar verir. Bunun aracı da, seçimdir. Yoksa sizin çıkıp insanlara, “hadi bakalım, değişimin vakti geldi, değiştirin” demenizin bir hükmü yoktur. Halk bunu hisseder, talep eder ve değiştirir. O yüzden geride bıraktığımız 20 yılı neredeyse hiçe sayıp, değişimin vaktinin geldiğini söylemek, seçmenin nazarında “siyasi bir seçim malzemesi” olmanın dışında bir anlam ifade etmez. Eskişehir’de zaten her şey çok yeni…

SAKARYA: Eskişehir’in son 20 yılda büyük bir değişim geçirdiği, çok farklı bir hale geldiği noktasında şehirde ortak bir düşünce var. Bunu farklı siyasi parti seçmenlerinden de sık sık duyuyoruz. Sizce de öyle mi?

Bunu ben söylemiyorum, bunu Türkiye ve dünya söylüyor, uluslararası kuruluşlar söylüyor. Size bu konuda samimi bir şey söylemek istiyorum. Geçtiğimiz 20 yılda, ben bu şehre ne yaptıysam, ne kazandırdıysam, bunların hiç birini, “aman Türkiye beni takdir etsin, aman dünya beni konuşsun, Eskişehir dünya şehirleriyle rekabet edip, üst sıralara çıksın” diye yapmadım. Eskişehir’i hiçbir ortamda hiçbir şehirle yarıştırmak ve kazandığında ondan nemalanmak gibi bir derdim olmadı. Benim tek derdim, Eskişehirlilerin yaşamaktan mutlu ve huzurlu olacakları, çocuklarının, torunlarının bu şehirde güvenli şekilde yaşayacak olmalarından mutluluk duyacakları bir şehir yaratmaktı. Hani hep soruluyor ya, hedefiniz ya da en büyük projeniz nedir diye, benim en büyük, aslında da tek hedefim işte bunu gerçekleştirmekti. Biz (Eskişehirlilerle birlikte) bunu hayata geçirdikçe de, böyle bir sonuç ortaya çıktı. Başka ne diyebilirim ki…

SAKARYA; Tüm bunlar ortadayken, şehirdeki siyasi rakiplerinizin bunun tam aksi yönde, yani sanki şehre hiçbir şey yapmamışsınız gibi bir seçim propagandası yapmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Gerçekten hiçbir şey yapmamış olabilir misiniz? Bu şehir yanılıyor olabilir mi?

İnanın bundan ne gocunuyorum, ne de rahatsız oluyorum. Siyasetin fıtratında olan bir şey. Bir seçim yarışına giriyorsunuz ve hedefiniz rakibinizi ekarte etmek, geçmek ve kazanmak. Bunun için de, doğruluğuna, yanlışlığına, halkta karşılığı olup olmadığına bakmadan bir şeyler söylemek zorundasınız. Söylenenleri, getirilen eleştirileri ben de okuyorum. Kalkıp bunlara, “hayır, öyle değil. Ben şunları şunları yaptım” demek, o eleştirilere cevap vermeye kalkmak bana komik geliyor. Ya da gereksiz ve anlamsız diyelim isterseniz…

SAKARYA; Örneğin şu trafik meselesi? Ayrıca tramvayların trafiği aksattığı ve çok kalabalık olduklarına ilişkin eleştiriler var.

Dedim ya, bir şeyler söylemek, eleştirmek ve “ben seçilirsem daha iyisini yapacağım” demek zorundalar. Benim trafik konusundaki düşüncelerimi biliyorsunuz. Bunu defalarca dile getirdim. Aynı şeyleri, AKP’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım da söylüyor. Metropollerde trafik sorununu tümüyle çözmek mümkün değildir. Yapılabilecek olan, belli bir zaman diliminde gidilecek mesafeyi uzatabilmektir. İstanbul’da araçlar bir saatte 16 kilometre yol katedebiliyor, bunu 20-25 kilometreye çıkartabilirseniz, bu önemlidir.Eskişehir’e bakın…

Yunusemre Caddesi, Atatürk Caddesi, Şair Fuzuli Caddesi… Şehir merkezi yani, ne yapacaksınız oralarda? İstimlak yapıp bu caddeleri geliş gidiş ikişer ya da üçer şeride çıkarmak mümkün mü? Buralarda, her yol kesişme noktasında alt geçitler, üst geçitler yapmak mümkün mü? Bunun için Eskişehir’i baştan sona yıkıp, her şeyi sıfırdan planlamanız ve yapmanız gerekir. Benim öyle bir imkanım olsa, inanın dünyanın trafiği en rahat şehrini kurarım. Ama ne benim ne de başkasının böyle bir imkanı yok. Ve hiçbir zaman da olmayacak.

PAHALI OLDUĞU İÇİN

YAVAŞ İLERLİYOR

Tramvaylara gelince…

Eskişehirliler, tramvay sisteminin ne büyük bir rahatlık ve imkan olduğunun çok iyi farkındalar. Çünkü, şehrin tüm mahalleleri tramvay hatlarının kendi mahallelerine gelmesi için talepte bulunuyorlar. Keşke imkanımız olsa da, birkaç yılda bunu yapabilsek. Ancak pahalı bir yatırım. O yüzden yavaş ilerliyor. Ama inşallah şehrin her noktasına erişecek. Ama zamanla.

YENİ HATLAR DEVREYE

GİRİNCE YOĞUNLUK AZALACAK

Trafiği aksattığı, çok kalabalık olduğuna gelince…

Günün belli saatlerinde, yani sabah ve akşam mesai bitimleri zamanlarında, diğer tüm ileri ve zengin ülkelerin şehirlerinde olduğu gibi yoğun bir talep ve kalabalık olduğu doğru. Ancak bu da, tramvayın sağladığı rahatlığın tercih ediliyor olmasından da kaynaklanıyor. Tramvay filomuzu ve hatlarımızı durmadan geliştiriyoruz. Yeni hatlar devreye girdikçe, bu yoğunluk konusunda önemli gelişmeler yaşanacağını göreceğiz.

TRAFİKTE ÖNCELİK ARAÇLARIN

DEĞİL YAYALARINDIR

Tramvayın trafiği aksattığına gelince, bu şehirde trafik önceliği araçların değil, yayalarındır. Yayaları söylerken, araç sahibi olmayanları ve şehir içi toplu ulaşımda tramvaydan yararlananları kast ediyorum. Düşünün bir tramvay en az 150-200 kişiyi taşıyor. Bunun karşısında 2 tonluk aracına kurulmuş bir hemşerimiz var, içinde bir, hadi bilemediniz iki, üç, dört kişi olsun. Öncelik hangisinde olmalı, söyler misiniz? Dört kişide mi, 150-200 kişide mi?

SAKARYA; Bir şehri yönetmek, hem fizik olarak, hem kafa olarak çok yorucu bir şey olmalı. Hiç yorulmuyor musunuz?

Yorulmaz olur muyum? Öyle Süpermen filan değilim. Gün içinde her çalışan gibi ben de fiziken olmasa da, zihin olarak yoruluyorum. Kimi zaman, akşam evde geçireceğim birkaç saat dinlenmek için yeterli oluyor. Ancak yoğun bir süreç geçirdiysem, hafta sonu dinleniyorum.

Ne var, biliyor musunuz?

Örneğin, bir tören, bir seminer ya da farklı bir etkinlik şehir dışına çıkıyorum ya, daha yolda giderken geri dönüşümü ve ertesi gün neler yapacağımı hesaplıyorum. Çoğu zaman, etkinlik gece geç saatte bitse de, geri dönüyor ve ertesi gün belediyeye gidip Eskişehir’le uğraşmayı tercih ediyorum. Hiçbir yer bana, Eskişehir’de olmanın verdiği huzuru vermiyor.

SAKARYA; Son sorumuz da şu olsun. Sizin gibi kariyeri başarılarla dolu bir kişi olarak Eskişehir’den hiç ayrılmadınız ama bu kariyeri de büyük ölçüde bu şehirde yaptıklarınızla inşa ettiniz. Bunu nasıl başardınız ve Eskişehir’e neden bu kadar bağlısınız?

Evet Eskişehir’e bağlıyım, Eskişehir’i seviyorum. Bunu, hayatımın her anında hissettim. Ve bunu hissetmekten asla rahatsız olmadım. Hala öyle. Hep söylemeye çalıştığım gibi, hayatım boyunca yaptığım hiçbir şeyi, yalnızca kariyer yapmak, yükselmek, bilinen, tanınan biri olmak için yapmadım. Bu şehir, bu ülke için yaptım. Çünkü benim, beni yetiştiren, bağrına basan bu ülkeye ve bu Cumhuriyet’e borcum var. Bu öyle bir borç ki, hiçbir zaman ödemekle bitmeyecek. Gönül borcum, vefa borcum, vicdan borcum, adını ne koyarsanız koyun.

Eğer bugün bu ülkeye, bu Cumhuriyete, ve dahi bu şehre, Eskişehir’ime hizmet edebilmiş, katkı sunabilmiş, borcumun bir kısmını ödeyebilmiş isem, ne mutlu bana. Bunu bilmek, beni dünyanın en mutlu insanı yapmaya yeter de artar bile…

SAKARYA: Yılmaz Hocamıza bu samimi açıklamalarından dolayı teşekkür ediyoruz…

Yorumlar (18) / Onay bekleyen (4)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Deha

29 Mart 2019 12:53
31 marta çok az kaldı.halk ne derse kimi seçerse o.tüm adaylara başarılar iyi olan kazansın derim.siyaset belediye seçimleri için tanıdıklarımızın kalblerini kurmaktan kaçınalım.bu eskişehir hepimizin.seçimden sonrada inşallah ekonomimiz daha iyiye gider hepimiz işimize gücümüze bakarız.

Atilla

29 Mart 2019 12:28
Hocamın şehrimize çok emeği geçmiştir teşekkür ederiz özellikle kültür ve sanat olarak tam hocanın bıranşıdır.yeri geldi hocayı çok sert eleştirdik bunun nedenide bizlerin ihtiyaçlarından ziyade önceliği başka işlere vermesi idi.burhan başkanı tercih etme nedenimiz şehrin eksik kalan hizmetlerini yapabileceğine olan inancımızdır.bu hizmetler Hocamın yaptıklarını dahada mükemmelleştirecektir.

Sezai

30 Mart 2019 16:02
Akpnin meşhur trollerini yarında buraya bekliyoruz. CHP üçte üç yapıp, bazı ilçeleride AKP'nin elinden alınca ne yazacaklar acaba?

Arıcı

29 Mart 2019 12:34
Hocam yaptıklarınıza çok teşekkür ederiz ama eskişehir size kafanızdaki projeleri bitirmek için çok uzun bir süre verdi sanırım bukadar zaman yeterli artık değişim diyoruz.

erhan

29 Mart 2019 13:06
Hakki bey röportajı hangi mekanda yaptınız

eskişehiri

29 Mart 2019 13:10
eskişehiri 4 tane ring hattı yaptı bir yerden bir yere gidebilmek için 3 sefer tranfaya bineceksin eskişehir o kada büyük bir şehir değil ki ana trafik sıkışık geniş ana caddelerden de tranvay geçiyor daha ne yapsın

Mustafa Kemal'in Askeri

29 Mart 2019 19:59
20 sene oldu artık yeter diye hocamıza laf edenler ilk önce kendi başlarında 20 senedir durup ulkeyi 100 sene geriye gotürenlere yeter desinler.

el insaf

29 Mart 2019 14:26
kimse ama kimse hocanın yaptıklarını inkar etmiyor..sadece yeter , sadece yeter artık diyorum.

CENGİZ

29 Mart 2019 20:07
YILMAZ BÜYÜKERŞEN'LE YOLA DEVAM DİYORUZ ESKİŞEHİR YENİŞEHİR YAPAN HOCAMIZ İLE DAHA YAPILACAK ÇOK PROJELER VAR...

Kamil

29 Mart 2019 19:38
Benim yorumlarimi yayinlamadiginiz icin sizi protesto ediyorum ve bundan sonra gazetenizi okursam...

Belkıs

29 Mart 2019 15:51
Hocam 20 senedir yapıp, yapmadıklarını için teşekkür ederiz. 20 senede belediyecilik hizmeti alamayan çok yöremize var. Kayıbımız büyük Eskişehir imizin gelecegine engel olma HER YÖREYE EŞİT HİZMET EKİBİ GELİYOR. İNŞALLAH

sivil hayatınızda başarılar

29 Mart 2019 14:12
hocamıza verdiği hizmetlerden dolayı çok teşekkür ederiz , artık değişim şart oldu , hocam kendi isteğiyle bıraksaydı daha süper olurdu .

Kamil

29 Mart 2019 19:39
Editorum yorumlari nasil yorumladigini bizlerede anlatirsan son mesaj...

artık arasıra görünür

29 Mart 2019 12:59
hoca yı şu iki aydır eskişehirli görüyor , seçim biter bitmez , hocayı bul bulabilirsen , herkesin bildiği 20senelik tecrübemiz ,kimse kimseyi kandırmasın .

Taylan

29 Mart 2019 17:33
Yılmaz hocam şimdiden 5.döneminiz hayırlı olsun. Ne kadar algı operasyonu yapmaya çalışsalar da, Hiçbir aday sizin vizyonunuzu ve farkınızı etkileyemez. Yılmaz hocanın en az 3 puan fark ile eskişehirlilerin hizmetkârı olmaya devam edeceğini düşünüyorum.

pla

29 Mart 2019 12:23
4 dönemdir çarşı dışına çıktınmı acaba hoca hala vaatlerde bulunuyosunuz üzgünüm ama bizimle değilsin artık

ATİLLA

29 Mart 2019 12:16
hocam, kışın çamuru yazın tozundan geçilmeyen köhne bir anadolu şehrini dünyanın sayılı ve güzide şehri haline getirdiniz. allah sizden razı olsun. köyleride kalkındırırsınız size güveniyoruz. martın sonu bahar olacak.

Fahrettin

29 Mart 2019 13:37
"Usta varken çırağa dükkan emanet edilmez" Sayın Cumhur Başkanımız 24 Haziranda söylemişti. Aynen katılıyorum, Usta Hocamız varken çırak bile olamayıp partisince 2014 de partisince aday dahi gösterilmeyen Sayın Sakallıya şehir emanet edilir mi?