Atamızın Hayvan Sevgisi..

16 Kasım 2015 01:05

Kasım ayı da, kasımpatı çiçekleri de bana hep hüznü çağrıştırır. İlkokul sıralarında 10 Kasımlarda, okulun toplantı salonunda, Atatürk büstünün çevresi, öğrencilerin bahçelerinden toplayıp getirdikleri sarı, mor, beyaz renkli kasımpatı çiçekleriyle bezenir, saygı duruşu sırasında öğretmenlerin çoğuyla birlikte biz de ağlardık. Sonraları on kasımlarda yas tutmak yerine, Ata’nın kişiliğinin tanıtılması, yaptıklarının anlatılması gerekliliği benimsendi. Ama ben, beş yıllık ilkokul tahsilimde, her on kasımda, kasımpatıların garip kokularının eşliğinde, o hüznü hep yaşadım. Doğrusunu söylemek gerekirse, önderimizin ölüm yıl dönümlerinde yine O’nu kaybetmenin iç acısını hep duyumsamışımdır. Doğru olanın da bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü O, yeri kesinlikle doldurulmayacak bir lider, bir önderdi. Ne yazık ki ölümü gerçekten erken oldu.Ata’yı bana öylesine çok sevdirdiler ki. Öncelikle evde. Düşünün bir çocuk ilkokul çağında bile değil, O’nu ilk kez duvarda asılı pek çok değişik ebatta yağlıboya resimlerinden tanıdım. Evet, rahmetli babam ressamdı. Ata’nın fotoğraflarını gerçeğine uygun resmettiğini hep anlatır, bununla gurur duyar, O’nu kötü, sırf ticari amaçla resmedenlere de müthiş hırslanırdı. Mustafa Kemal’in isminin geçmediği gün yoktu evimizde. Henüz dört beş yaşlarındayım. Geceleri yatağıma yattığımda, tam karşımda bir elinde sigarası, gülen yüzlü bir tablosundan O’nunla, Atatürk’le konuşur, günlük yaşadıklarımı paylaşır, hatta bazı yaramazlıklarımla ilgili günah çıkarıp, “beni affet Atatürk’üm” diye çoklukla ağlar ve bu alışkanlığımı da uzun yıllar sürdürdüğümü anımsarım. Bir süre sonra, bu ikili sohbetlerime, babamın iyi, dürüst bir insan olduğunu söylediği, yine Ata’nın resminin yanında asılı Neyzen Tevfik’i de ortak etmiştim ama benim asıl favorim hep Mustafa Kemal’in o güzel, gülen yüzüydü.Mustafa Kemal’in hayvan sevgisi, yaşadığı her dönemde yakınında, hem kedi hem de köpeklerin varlığının bilinmesiyle vurgulanan bir gerçek olmuş. Kedilerle de arası iyiymiş ama özellikle köpeklere düşkünmüş. Çok sevdiği köpeği Foks’un kendisinden habersiz, onayı alınmadan uyutulup, daha sonra da içi doldurulup her zaman görebileceği bir yere konulmasından, üzüntü ve rahatsızlık duyup oradan derhal kaldırılması emrini vermiş..Daha o yıllarda hayvan haklarıyla ilgili bir yasa hazırlanması emrini vererek hem ileri görüşlü devlet adamlığını ispatlamış hem de tüm canlıların yaşam haklarına duyduğu saygıyı bu hassasiyetiyle bir güzel göstermiş.Mustafa Kemal Atatürk her zaman pozitif bilimden yana olmuş, bu tavrını da yaşadığı sürece birçok vesilelerle davranış, eylem ve sözleriyle ortaya koymuş. İşte, o dönemin milli eğitim bakanı Dr. Reşit Galip’ in bir sorusuna verdiği yanıt: ‘Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır… Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar..’O’na olan bağlılığımızı, sevgimizi sadece belli günlerde Anıt Kabir’e koşmakla değil; akıl ve ilmin rehberliğini kabul etmekle ve bu yolda ödün vermeyerek olur. Ancak o zaman, eşi benzeri bulunmaz o özel insana, tüm dünyanın gıpta ettiği lidere layık olabiliriz düşüncesindeyim.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

escort ankara
izmit escort