ANNE VE BABASININ ÇALIŞTIĞI ÜNİVERSİTEYE REKTÖR OLDU

27 Mart 2016 09:00
ANNE VE BABASININ  ÇALIŞTIĞI ÜNİVERSİTEYE REKTÖR OLDU

Marangoz baba, hizmetli annenin çocuğuydu. Hem annesi, hem de babası Anadolu Üniversitesi'nde çalışıyordu. Gün geldi, aynı üniversitenin rektör koltuğuna oturdu. İlk işi de anne ve babasını makam odasında ağırlamak oldu. Bu haftaki konuğumuz Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan.

SÖYLEŞİ: HAKKI SAĞLAM

Sakarya Haftasonu Söyleşilerinin bugünkü konuğu Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan. Naci Hoca'nın hayatı tam bir başarı öyküsü... Naci Hoca Şirintepe'de yani Anadolu Üniversitesi'nin yanındaki mahallede doğmuş. Şirintepe İlköğretim Okulu'nda okumuş. İmam Hatip Lisesi'ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanmış...

Ancak ailesinin maddi durumu pek iyi değilmiş. Marangoz atölyesi bulunan baba, işler iyi gitmeyince dükkanı kapatmış, Anadolu Üniversitesi'nde çalışmaya başlamış. Anne ise ev kadını. Tek maaş ile Ankara'da çocuk okutmak zor. Anne 'Ben de çalışırım. Yeterki oğlum okusun' demiş, o da Üniversite'ye hizmetli olarak girmiş...

FOTO: Naci Hoca eşi Tülay Hanım ile lise yıllarında tanışmış. Tülay Hanım da Hacettepe'de okuduğu için arkadaşlıkları Ankara'da da devam etmiş. Üniversiteyi bitirdikten sonra evlenmişler. Aradan 24 yıl geçmiş. Ama tanışalı tam 34 yıl olmuş. Edebiyat Öğretmeni olan Tülay Hanım şimdi Milli Eğitim Müdürlüğü Tepebaşı İlçesi'nde şube müdürü olarak görev yapıyor...

BÜYÜK GURUR

Naci Hoca 4 yıl sonra okuldan mezun olunca, aynı yıl Anadolu Üniversitesi'ne Araştırma Görevlisi olarak girmiş. Aradan yıllar geçmiş, Naci Hoca Rektör Yardımcılığı'na kadar yükselmiş. 2014 yılında da rektörlük koltuğuna oturmuş. İlk işi de aynı üniversite de yıllarca çalışan anne ve babasını makam odasında ağırlamak olmuş...

Çok duygulu anlar yaşanmış. Annesinin 'Evladım ben üniversite de yıllarca çalmıştım, ama bu rektörlük binasına hiç girmemiştim, görmemiştim. Şimdi bu binanın en önemli koltuğunda senin oturman bizim için büyük gurur' demiş, gözler yaşarmış...

NACİ HOCA İLE DOBRA DOBRA

SAKARYA: Çocukluk ve gençliğiniz nasıl geçti?

NACİ GÜNDOĞAN: Doyasıya bir çocukluk ve gençlik yaşadım. Dar gelirli bir ailede büyümüş olmama rağmen annem ve babam bunu bana hiç hissettirmedi. Her şeye rağmen eğitimim için hiçbir masraftan kaçınmadılar. Onlara müteşekkirim.

SAKARYA: Şimdiki gençlerle kıyaslama yapabilir misiniz?

NACİ GÜNDOĞAN: Şimdiki çocuklar ve gençler maalesef memnuniyetsiz ve sabırsız. Birçok şeye sahip olmalarına rağmen mutlu olmayı bilmiyorlar. Paylaşmayı ise maalesef sadece sahip olduklarını, yedikleri içtikleri ve gezdiklerini sosyal paylaşım sitelerinde ‘paylaşmak’ olarak algılıyorlar.

FOTO:  Naci Hoca Anadolu Üniversitesi Eczacılık Kapısı'nın tam karşısında oturuyor. 16 yıl önce aldığı bu evde komşularının büyük bölümü öğrenciler. Naci Hoca 'Yazın balkona oturur, üniversitemi izlerim' diyor.

SAKARYA:Bu yıllara ait önemli bir anınız var mı?

NACİ GÜNDOĞAN: İlkokul yıllarımda yaramaz bir öğrenciydim. Öğretmenimiz durumumla ilgili sürekli olarak iki arkadaşımı eve göndermiş ve annemi görüşmek üzere okula çağırmış. Benimse durumdan haberim yok. Öğretmen anneme, benim yaramazlıklarımı anlatmış ve “bu çocuğun okumaya niyeti yok, ilkokuldan sonra babasının marangoz atölyesine çırak olarak verin ve hiç değilse bir meslek sahibi olsun” demiş. Tabi akşam evde yaşananları tahmin etmek zor olmasa gerek. Çünkü hem annem hem de babam benim okumamı isterlerdi. Rahmetli dedemin teşvikiyle 1979 yılında Deliklitaş’taki Eskişehir İmam Hatip Lisesi’ne kaydoldum. Hayatımda ilk defa belediye otobüsüyle Şirintepe’den Deliklitaş’a yalnız olarak gitmeye başladım. O yıldan itibaren, ilkokul öğretmenimi mahcup edercesine, her yıl okulun iftihar listesine girmeyi başardım.

SAKARYA: Rektör olmak nasıl bir duygu?

NACİ GÜNDOĞAN: Bizim asıl mesleğimiz öğretim üyeliği. Rektörlük ise benim için sadece bir görev ve sorumluluk. Rektörlüğü hiçbir zaman bir terfi olarak görmedim. Benim için en önemli terfi akademik olarak aldığım unvanlardır. Rektörlük görevini ise belli bir süre üniversiteme olan borcumu ödeme ve sorumluluk üstlenme ödevi olarak görüyorum. Hocalık mesleğini seçmekle hayatımın en doğru kararlarından birini verdiğimi düşünüyorum. Gerçekten fıtratıma da uygun. Yöneticilikte ise yedinci yılın içerisindeyim.

FOTO: Kızı Zeynep 11 yaşında. Atayurt'ta okuyor. Büyüdüğünde moda tasarımcısı yada iç mimar olmak istiyor.

SAKARYA: Anadolu Üniversitesi büyük bir kurum. Sorunları da büyüktür.

NACİ GÜNDOĞAN: Kesinlikle öyle. Üniversitede yöneticilik yapmak ve hele de bu üniversite Anadolu Üniversitesi gibi büyük bir üniversite ise, gerçekten kolay değil. Büyük bir sorumluluğun omuzlarınıza yüklendiğini hissediyorsunuz. Sürekli sorunlarla boğuşmak zorundasınız. Son 6 yıldır gördüğüm rüyaların bile yüzde doksanı üniversiteyle ilgili. Anadolu Üniversitesi’ni sadece yönetmiyorum, adeta üniversite ile yaşıyorum. Bunları şikayet için söylemiyorum. Ama gerçek bu. Ben üniversiteme çok şey borçluyum. Gece gündüz çalışsam da bu borcu ödeyemem.

SAKARYA: Anne ve babanız rektör olmanızı nasıl karşıladı?

NACİ GÜNDOĞAN:Tabi ki onlar için bir hayalin gerçeğe dönüşmesiydi bu. Onlara layık bir evlat olabildiysem ne mutlu bana. Ama bu görevim nedeniyle onları zaman zaman ihmal ettiğimin de farkındayım.

FOTO: Rektör Gündoğan, eşi Tülay Hanım ve oğlu Mert ile Prag gezisinde.

SAKARYA:Sizce Eskişehir’in en önemli sorunu nedir?

NACİ GÜNDOĞAN: Eskişehir’in trafik başta olmak üzere birçok sorunundan söz edilebilir ancak bana göre en ciddi sorun, pek çok önemli konuda birlik beraberlik içerisinde hareket edilemeyişidir. Burada şu suçlu veya bu haklı demek istemiyorum ama her şeyi ben bilirim, benim dediğim dışında doğru yoktur anlayışını yanlış buluyorum. Sorunları müzakere yoluyla, birbirimizi ikna ederek çözmemiz gerek. Biz Anadolu Üniversitesi olarak şehrimizin sorunlarının çözümüne katkı sağlama noktasında her zaman elimizi taşın altına soktuk ve bu tavrımızı da devam ettirmekte kararlıyız.

SAKARYA: Eskişehir halkına ve üniversite camiasına ne mesaj vermek istersiniz?

NACİ GÜNDOĞAN:Eskişehir ve Anadolu Üniversitesi etle tırnak gibidir. Ne şehir üniversiteye ne de üniversite şehre kayıtsız kalamaz. Eskişehir’in ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimi için biz üniversite olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya devam edeceğiz. İsmini, bağrını tüm insanlığa açmış ‘Anadolu’dan alan üniversitemizin kapıları da tüm Eskişehir halkına ve onun hizmetine sonuna kadar açıktır.

SAKARYA: Bize zaman ayırdığınız için size ve ailenize teşekkür ederiz.

FOTO: Mutfakta eşine yardımcı olan Naci Hoca bize çay ikram etti.

EN’LERİ

-En değer verdiği şey: Aile

-En sevdiği yemek: Kuru fasulye

-En beğendiği erkek ses sanatçısı: Ahmet Özhan

- En beğendiği kadın ses sanatçısı: Muazzez Abacı

-En beğendiği erkek film sanatçısı: Morgan Freeman, Jean-Louis Trintignant

- En beğendiği kadın film sanatçısı: Hülya Koçyiğit

-En çok beğendiği kitap: Bu Ülke

-En çok beğendiği film: Esaretin Bedeli

-En çok beğendiği renk: Mavi

-Uğurlu sayısı: 5

BU KİŞİLER HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR?

Vali Güngör Azim Tuna: Entelektüel düzeyi yüksek, samimi ve çok çalışkan bir bürokrat, Eskişehir’de iz bırakacak bir vali.

Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen: Eskişehir ve Anadolu Üniversitesi’nin sembol isimlerinden. Açıköğretim Sisteminin Türkiye ve Anadolu Üniversitesine kazandırılmasında çok büyük emekleri var.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı: Güler yüzü, nezaketi ve mütevaziliğiyle herkesin gönlünü fetheden münevver ve bilge insan.

Harun Karacan: Halkın içinden, mütevazi ve çalışkan bir insan.

Emine Nur Günay: Donanımlı, mütevazi kişiliği ve birikimiyle sadece Eskişehir’e değil; Türkiye’ye de çok büyük katkılar sağlayacak bir akademisyen.

Cemal Okan Yüksel: Genç, dinamik, yasama faaliyetlerine önemli katkı sağlayacağına inandığım bir hukukçu.

Utku Çakırözer: Her yere yetişmeye çalışan, herkesle rahatlıkla diyalog kurabilen, cana yakın, birikimli ve nazik bir insan.

Gaye Usluer: İyi yetişmiş, güleryüzlü ve katkı sunmaya çalışan bir akademisyen.

FOTO: Naci Gündoğan, Yazı İşleri Müdürümüz Hakkı Sağlam'ın sorularını cevapladı.

ONLARIN GÖZÜNDE REKTÖR GÜNDOĞAN

Eşi Tülay: Her şeyden önce ailesine düşkün bir babadır. Ancak işine bağlılığı da ailesinin pek gerisinde kalmaz. Bazen bu durumdan şikayetçi olsam da başarılarına şahit oldukça onunla gurur duyuyorum. En korktuğu şey birisinin hakkını yemektir. Onu tanıyanlar çalışkan, dürüst ve adil olduğu konusunda birleşir.

Oğlu Mert (21 yaşında): Babam sadece üniversitede değil evimizde de bir hoca. Benim ve kardeşimin de ilk hocası. Gerek yaşantısı ve gerekse de akademik başarıları açısından geleceğime dair çizdiğim yolda benim yegane kılavuzum.

Kızı Zeynep (11 yaşında): Babam benim kahramanım. En büyük isteğim onunla daha fazla birlikte olabilmek.

ÖZGEÇMİŞ:

1968 yılında Eskişehir’de doğdu. İlk, orta ve liseyi Eskişehir’de tamamladı. 1986 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1990 yılında mezun oldu. Aynı yıl Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’ne araştırma görevlisi olarak girdi. 1996’da yardımcı doçent, 2003’te doçent ve 2008 yılında da profesör oldu. 2010-2014 döneminde Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevinde bulunan Gündoğan, 1 Ocak 2014 itibariyle Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne atandı. Evli ve biri erkek diğeri de kız olmak üzere 2 çocuk babası.

Yorumlar (21) / Onay bekleyen (1)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

muammer toykar

29 Mart 2016 16:24
Prof.Dr.Naci GÜNDOĞAN hocamı lise yıllarından tanırım mütevazi çalışkan dürüst adaletli vicdan ve merhamet sahibi bir yapısı ile o yıllarda da göze çarpan bir arkadaşımızdı. O geldiği her makamı hak ederek gelmiş ve gücünü makamdan alan değil ama oturduğu her makama şahsiyeti ile bilgisi donanımı ve insani vasıfları ile güç veren katkıda bulunan bir şahsiyettir. Liyakat sahibi olması hasebiyle onun bu gün oturduğu rektörlük makamının siyasi erkin ona bir teveccühü olarak verdiğini düşünmüyorum bence o hak ettiği için ve siyasi iradede hangi görüş olursa olsun onu seçeceğine eminim. Çünkü harama uzak ve Allah rızasına yakın her türlü söz düşünce eyleme yakın ve verilen görevi hakkaniyetle yerine getirebilecek tam bir görev adamı. Ben onun gibi insanların devletin her kurumunda aranıp bulunup değerlendirilmesi ve görev verilmesinin Türk devletinin rejiminin Cumhuriyetin ve milletinin lehine olacağını düşünüyorum.İnşallah ona rektörlük makamından sonra milletvekilliği bakanlık hatta başbakanlık makamları nasip olur.Hiç değilse vatandaş olarak her şeyinden emin bir insanın idaresinde olmaktan duyduğumuz rahatlığın verdiği huzuru yaşarız. Allah yar ve yardımcısı olsun.

Hector

27 Mart 2016 13:25
Naci Hoca'dan İİBF'de Çalışma Ekonomosi dersleri aldım. Gerçekten harika ders anlatırdı. Kişilik olarak da mükemmel biriydi. Rektör olmasına çok sevindik. Başarılarının devamını dilerim.

Halime Yörü

28 Mart 2016 14:39
Naci Hocam geldiği makamı hak etmiş, sindirmiş çok çalışkan, adil bir insan. Yolu açık olsun.

Haluk bozyel

29 Mart 2016 11:51
Sayın Naci hocamla aynı fakültede(İktisadi İdari Bilimler Fakültesi) çalışma fırsatı buldum ona hizmet etmek benim için gurur vericiydi,hocamız mütevazi karşısında kim olursa olsun saygıda kusur etmeyen çalışkan özverili dürüst birisidir .Hocamız her türlü konuda yardımsever çalışanlarının sorunlarını dinler adil bir insan sizinle bir arkadaş,dost,hatta bir kardeş kadar yakınlık göstermiştir.Üniversitemizin Rektörü olduğu için hocamla iftihar ediyorum Allah başımızdan eksik etmesin görevinde başarılar dilerim.Tüm sevdiklerinle ve çalışanlarınla üniversitemizle bir ömür boyu sağlık ve mutluluk hiç eksik olmaması dileğiyle.Naci hocam sizi seviyorum kendinize iyi bakın selamlar...

Yönetim

28 Mart 2016 09:58
Naci hoca dürüst, samimi ve çalışkan bir portre.Ancak etrafındaki menfaatçi takımı kendisinin en büyük kösteği. Kurum çalışanlarının bu kadar nefret ettiği son derece de başarısız bir genel sekreteri halen görevde tutması inanılır gibi değil. Kurum içinde bu işi yapacak o kadar nitelikli ve donanımlı insanın görülememesi ise akıllara ister istemez başka şeyler getiriyor.

Üniversite Personeli

31 Mart 2016 12:17
İşine yürüyerek ya da kendi aracıyla gelip giden başka rektör gördünüz mü?

Gül Kaşıkara.

29 Mart 2016 22:13
Tebrikler hocam.Azminize hayran oldum.Bu ülkeye sizin gibi değerli ve mütevazı kişilerin çoğalması dileğiyle.Başarılarınız daim olsun.Darısı benim çocuklarıma..tebrikler...

İsmail

27 Mart 2016 16:39
Sayın rektörüm bulunduğunuz makamı fazlasıyla hakettiğinizi düşünüyorum. Rektörlüğünüz döneminde özellikle öğrenci dostu uygulamalarınız ve üniversite içindeki birlik beraberliği tesis etmeniz çok güzel. Siz anadolu üniversitesine mütevazi kişiliğinizle yeni bir soluk getirdiniz.Adaletinize güveniyoruz ama üniversite içindeki bazı sol gruplar sizin iyiniyetinizi suistimal ediyorlar. Lütfen bu gruplara dikkat edin.

Üniversiteli

27 Mart 2016 10:54
İşte özlediğimiz rektör. Naci Hocam Anadolu Üniversitesinin havasını değiştirdin. İnşallah sizi daha yüksek makamlarda göreceğiz.

Rıdvan erhan

30 Mart 2016 14:36
Naci hocamızın anadolu unvisersitesine cok Büyük katkısı var.kendisi çok adaletli bu makamin hakkini hakkiyla veriyor allah yolunuzu açık etsin

Personel

31 Mart 2016 10:09
Üniversitemize gelmiş en mütavizi rektör kendisi. Tek işi çalışmak çok çalışmak. her zaman güler yüzlü, adil. Bulunduğu makamın süreli olduğunu bilerek, diğer rektörler gibi kendisini Anadolu üniversitesinin sahibi zannetmiyor. İş yapmak fayda sağlamak için o koltukta olduğunun farkında. Öğrencisinin ve personelini düşünen eşsiz bir insan.

Yunus Emre

02 Nisan 2016 19:20
Naci Hocam gülen yüzünüz hiç solmasın. Bu kadar büyük ve önemli bir kurumu yöneten bir yöneticiye üstelik halkın içinden gelen içimizden birine çamur atmaya çalışanlar mutlaka olacaktır, lütfen bunlara hiç ama hiç kulak asmayın. Eskişehirliler olarak biz sizi çok seviyoruz. Allah yolunuzu açık etsin.

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AZERBAYCAN PROGRAMLARI - Öğrenci2013

13 Nisan 2016 03:21
www.anadoludirenish.tr.gg - T.C. Anadolu Üniversitesi Azerbaycan Programları Öğrenci Dayanışması ve Direnişinin Yayın Organı - Anadolu Direniş Kardeş Azerbaycan`dan Selamlar. Sayın Naci Hocamız, Anadolu Üniversitesi Azerbaycan Programları`ndaki Yolsuzlukları, Haksızlıkları ve Yasadışılıkları Da İncelesin Lütfen. Bu Haberi Okuduktan Sonra Naci Hocamıza Karşı Bir Az Umudumuz Arttı, Belki Yeniden Azerbaycan Programlarında Olan Yolsuzlukları, Haksızlıkları, Yasa dışılıkları Görür de, Tüm Yetkilerini Kullanarak Öğrencilerine Yardımcı Olur. Ne Diyelim İnşaallah. Hakikaten De Makalede Yazılan Gibi Bir İnsansa, Bu İşleri Çözer. Yok, Değilse, O Zaman Zaten Tarih Bir Gün Tüm Gerçekleri Gün Işığına Çıkaracaktır. Naci Hoca Unutmamalıdır Ki, Rektörlük Sadece Görev Koltuğu Değildir, Bir Ailenin Büyüğü-Babası Olmanın Simgesidir veya Simgesinden Öte Ta Kendisidir. Ve Naci Hoca, Anadolu Ailesinin Büyüğü-Babası Olarak Azerbaycan Programları Öğrencilerine ve Özellikle Direnişçi Öğrencilerine Sahip Çıkmalıdır. İnşaallah Umutlarımız, İyimser Düşüncelerimiz Gerçekleşir. Kardeş Azerbaycan`dan Sevgiler ve Saygılar. www.anadoludirenish.tr.gg - T.C. Anadolu Üniversitesi Azerbaycan Programları Öğrenci Dayanışması ve Direnişinin Yayın Organı - Anadolu Direniş

Azeri öğrenci

31 Mart 2016 15:21
http://www.adaletciler.net/azeri-ogrenciler-anadolu-universitesinden-sikayetci.html Naci Hoca, dürüstlüğünü ve adaletli rektör olmasını keşke Azerbaycan Programlarinda da hissetterebilseydi...Bunca yıldır Azerbaycan Programlarında yapılan yolsuzluklara ve haksızlıklara göz yumulmasaydı.

haksızlık

29 Mart 2016 13:05
Edebiyat fakültesi fakülte sekreteri koltuğunda oturan zat hangi sınavları kazındı da bu koltukta oturuyor. İnsanları aşağılama yetkisini kimden alıyor.

Mert

01 Aralık 2017 22:26
Naci Hocam kurum amirlerine örnek bir idareci diger universite rektörlerine de ornek bir sahsiyet. Harika birisi. Buyukersen ornek alsin bu alcak gönüllülüğü

Mualla

22 Ocak 2018 08:55
Adil mi? Koltuk sevdası yüzünden tüm öypli araştırma görevlilerini herhangi bir araştırma soruşturma yapmadan üniversiteden gönderecek olan kişi. Alnının teriyle hiçbir selam sabah olmadab kendi emekleriyle bir yere gelmeye çalışan insanları yok sayan, ezip geçen kişi. Diğer üniversitelerin çoğu bilime, akademisyene değer ve kadro verirken, bir dakikada bir imzayla gelecek akademisyenlerin tüm emeğini çöpe atan kişi. Adil mi?.. Kendisinin de evlatları var, bizler de bir ailenin evlatlarıyız. Kendi evlatlarına bize yaşattığını yaşatabilir mi? Empati??? Haksızlıklara boyun eğen, haksızlığın alasını yapan kişi..

Tarık

13 Ekim 2016 18:02
Geçen gün aöfe den açıklama geldi,4 yanlış 1 doğruyu götürecekmiş diye,12 ekimde,erzurum ata 27 haziranda geçti bu sisteme,resmi gazetede yayınlandı,anadolu aöf neden harç ücretleri yatırıldıktan sonra bu sisteme geçeceğini söylüyor,maç oynanırken kural koymak olurmu?bu resmen soygundur,bunun hesabını veremezsin ey aöf,bu sistemden vazgeçmezse eğer aöf, öğrenci bulamaz 2 sene sonra,4 yanlış 1 doğruyu götürür açıklamasını 1,2 ay önceden duyursaydınız baride öğrencilerde boşuna para kaptırıp kayıt yaptırmasaydı,anne babalar o paraları ne zorluklarla kazanıyor değilmi?

personel

01 Nisan 2016 16:15
sekreterlere,genel sekretere atanmışlara şahsi sorunları yuzunden ithamda bulunmak,Naci hocayı eleştirmek çok gereksiz. meyve veren ağaç taşlanır sonucuyla eleştirmek yerıne yapıcı ve dürüst olmaya davet ediyorum.

nizamettin ataç

28 Mart 2016 10:11
imam hatipleri öven rektör neden kendi çocuklarını imam hatiplere göndermiyor?

neKati

28 Mart 2016 01:13
belli olmayan; İHL müfredatı ile Siyasal'ı NASIL kazandı? Cevap a) Nasıl rektör olunur? b,c,d,e=A! Doç + Porofluk tezleri ve JÜRİ üyeleri kimler? bilmeyen bilmemeye devam, tarladan toplanan vali+kaymakamın 8 misli; "cahillere %101 güvenirim" diyen poroflar ortalıkta! Mutfak önlüğü + çay servisi "güleçyüz"= AGül, ADavidson, BArınç, FGülen tipi bayat yobaz medya formdur! Büyükerşen'e sonsuz öfkem var; sosyal adalet/eşitlik/insan hakları gibi söylemlerle sisteme sızan "canlı bombalar"ı görememesi! Yılmaz; babaya marangoz, anaya hizmetli olarak görev izni verirken nasıl oldu da bu fundementalist kökü görmedin? 28.03.2016 atama bekleyen milyonlarca genç hakettiği halde neden ATANMIYOR? Neden atanmadıklarına NAVCI ile nGÜLDOĞAN cevap versin ( biz biliyoruz, anlat anlat heyecanlı )
TRAMVAYDA GASP İDDİASI
TRAMVAYDA GASP İDDİASI
Eskişehir'de, tramvayda Türkmenistan uyruklu bir kişinin saatini gasbettiği öne sürülen şüpheli gözaltına alındı.
SIRAEVLER TRAMVAY İSTİYOR
SIRAEVLER TRAMVAY İSTİYOR
 Şeker Mahallesi TOKİ Sıraevler sakinleri, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Opera-Otogar tramvay hattından bölgeye bir bağlantı hattı çekilmesini istedi. 
 YOLLAR YENİLENİYOR
YOLLAR YENİLENİYOR
Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım Onarım Dairesi’ne bağlı ekipler iş programları kapsamında üstyapı çalışmalarını sürdürüyor.
NESİLLER ARASI  KÖPRÜ KURUYORLAR
NESİLLER ARASI KÖPRÜ KURUYORLAR
Üç yıl önce kurulan Eskişehir Kayı Boyu Derneği; kültürel, sanatsal ve tarihi organizasyonları ile geçmiş ve gelecek nesiller arasında köprü oluyor.
METALE HAYAT KATANLAR
METALE HAYAT KATANLAR
Eskişehir Sanayi Odası'nın (ESO) sanayicilerin birbirleri daha çok tanımasına ve birlikte iş yapma kültürünün gelişmesine yönelik gerçekleştirilen fuarların ikincisi gerçekleştirildi.
İYİ PARTİ'DEN  ETB'YE ZİYARET
İYİ PARTİ'DEN ETB'YE ZİYARET
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Berna Sukas, Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukçuoğlu ve İl Başkanı Ramis Tunca Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ömer Zeydan ve Yönetim Kuruluna ziyarette bulundular.
SORUNLARI ELE ALDIK
SORUNLARI ELE ALDIK
AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki görevi için yurtdışına çıkmadan önce önemli temaslarda bulundu.
ESKİŞEHİR'E AYRI  ÖNEM VERİYORUZ
ESKİŞEHİR'E AYRI ÖNEM VERİYORUZ
AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir, Eskişehir'de parti teşkilatını ziyaret ederek, tanışma ve istişare toplantılarına katıldı.
GAZİLER GÜNÜ KUTLANDI
GAZİLER GÜNÜ KUTLANDI
Eskişehir’de 19 Eylül Gaziler Günü düzenlenen etkinlik ile kutlandı.