ADLİYE ÖNÜNDE GERGİNLİK

Son Güncelleme : 21 Şubat 2020 13:02
ADLİYE ÖNÜNDE GERGİNLİK

 Eskişehir’de geçtiğimiz yıl 11 Ekim tarihinde boşandığı eşi Yalçın Özalpay tarafından satırla öldürülen Ayşe Tuba Arslan’ın cinayet davası başladı. Dava öncesi Arslan’ın gönüllü avukatları ve kadın hakları platformu üyeleri basın açıklaması yaparak, sürecin yakından takipçisi olacaklarını bildirdi.Polis ve kadınlar arasında kısa süreli gerginlik yaşandı

Eskişehir’de, 11 Ekim 2019 tarihinde, işten evine döndüğü sırada boşandığı eşi Yalçın Özalpay tarafından satırla öldürülen Ayşe Tuba Arslan, ağır yaralı olarak tedavi gördüğü hastanede 44 günlük yaşan mücadelesinin ardından 24 Kasım 2019 tarihinde hayatını kaybetmişti. Olayın akabinde zanlı Yalçın Özalpay polis ekiplerince gözaltına alınarak, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Yaşanan cinayetini ilk duruşmasının görüldüğü Eskişehir Adalet Sarayı’nda, dava öncesi Arslan’ın avukatları ve çeşitli kadın hakları platformları basın açıklaması gerçekleştirmek üzere toplandı. Polis tarafından adliye B Kapısına yönlendirilen yaklaşık 100 kadın, burada açıklama yapmak istemedikleri tüm açıklamaların A Kapısında olduğunu belirtti. Ardından polis ekiplerince bariyerlerle kapatılan adliye önüne gitmeye çalışan kadınlar, burada ekiplerle kısa süreli gerginlik yaşadı. Daha sonra bariyerlerin açılmasıyla geçen kadınlar, basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Ayşe Tuba’nın tek istediği hayatta kalmaktı”
Ayşe Tuba Arslan’ın gönüllü avukatlarından Funda Güney, Arslan’ın 11 Ekim 20019’da eski eşi Yalçın Özalpay tarafından satırla saldırıya uğradığını ve 44 gün sonra ağır yaralı haliyle tedavi gördüğü hastanede 24 Kasım 2019’da hayatını kaybettiğini belirterek, “Tuba Arslan onlarca kez buraya Eskişehir adliyesine gelerek maruz kaldığı ölüm tehditlerinden, şiddetten kurtulmak için başvuruda bulundu. Bu koridorlardan, resmi makamlardan adalet isteyen Ayşe Tuba’nın tek istediği hayatta kalmak, yaşam hakkıydı. Fakat başvurularının sonunda yeterli etkili ve hızlı tedbirler alınmadığı için eski eşi Özalpay tarafından Eskişehir’in en işlek caddelerinin birinde herkesin gözleri önünde satırla öldürüldü. Bizler kadın hakları savunucusu avukatlar olarak Ayşe’nin sesini duyurmak için buradayız” ifadelerini kullandı.

“2019 yılında sadece bizim bilebildiğimiz 474 kadın erkek şiddetiyle hayatını kaybetti”
Ardından konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, “Emine Bulut’un ardından Ayşe Tuba Arslan’ın 23 kez şikayetçi olmasına rağmen devletin kurum-kuruluşları tarafından 6284 etkin uygulanmadığı için, İstanbul Sözleşmesi etkin uygulanmadığı için, 23 kez şikayetçi olmasına rağmen, önleyici tedbir olmasına rağmen, satırla boşandığı erkek tarafından öldürülen Ayşe Tuba Arslan korunmadığı için öldürüldü. 2019 yılında sadece bizim bilebildiğimiz 474 kadın erkek şiddetiyle hayatını kaybetti. Ocak ayında 27 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Bizim sadece bilebildiğimiz bunlar. Bizim ismini bilemediğimiz, yanına koşamadığımız, devletin kurum-kuruluşlarının, polislerin, hakimlerin yalnızlaştırmaya çalıştığı yasa olmasına rağmen, sadece kağıt üzerinde olması için, ellerinden geleni yaptıkları için, kadınları korumayıp kadın düşmanlığını palazlandırdıkları için nice Ayşe Tuba Arslan bugün aramızda değil maalesef. Ama şunu söylüyoruz bir kez daha; kadınlar öldürülmeyebilir. Her öldürülen kadın kardeşimiz bugün aramızda olabilirdi” şeklinde konuştu.

“O tabut halen omuzlarımızda bize Arslan için adalet isteme sorumluluğunu hatırlatmakta”
Ardından konuşan Eskişehir Demokratik Kadın Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Seher Yalçın ise “Ayşe Arslan’ın tabutunu 25 Kasım 2019’da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele gününde omuzlarında taşıdıklarını unutmadıklarını hatırlatarak, “O tabut halen omuzlarımızda bize Arslan için adalet isteme sorumluluğunu hatırlatmakta. Ayşe Tuba’yı korumayan sistemi sanığın iyi halle tahrik indirimi ile sırtını sıvazlamasına izin vermeyeceğiz” dedi.
Öte yandan, yapılan basın açıklamaları sonrası kadınlar, Arslan’ın ilk duruşmasını takip etmek üzere adliyeye girdi.

Yorumlar (3) / Onay bekleyen (0)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Ali Rıza

22 Şubat 2020 03:36
Bu tür olaylar maalesef çok üzücü hepimiz için, insanlık için. Bizim dinimiz der "Cennet anaların ayakları altındadır ". Kadınlar Türk toplumunda her zaman baş tacı olmuştur. Biz anaerkil bir toplumuz Türk milleti olarak yüzyıllardır. Ama gel gelelim bu manevi değerlerimizden koptuk gittik. Gidenler bizim canımız, kanımız en değerlilerimiz her zaman. Umarım son bulur bu üzücü vahim olaylar.

veli

22 Şubat 2020 10:19
Allahın verdiği canı alan , bir kişiyi vahşice öldüren birisinin ne mahkemesi olur ki ???

Onur

24 Şubat 2020 01:00
Bu caniyi avukat hangi hakla savunacak acaba? Ve bu tarz vahşice olaylar ceza ile engellenemez kanatindeyim genellikle. Toplantı seminer v.s. işler de laftan öteye geçemez. Eğitim ailede başlar. Toplumsal değerler, ahlâkî ve manevi değerlerimiz ebeveynler tarafından verilir. Aile terbiyesi derdik önceden. Ama unutuldu sanki. Okuldaki öğretmenini şikayet eden bazı çocukların babası, velisi ne yapıyor bunun örneklerini maalesef görüyoruz izliyoruz. Sonra bu çocuktan ne bekleyeceksin? Şimdi kabahat kimde? Ben geçmişte rahmetli hocamdan arkadaşım sayesinde bedava osmanlı tokadını yemiştim. Kimse duymadı. Aklıma geldikçe gülüp geçiyorum hocamı rahmetle anıyorum. Bu devirde öğretmen bırak tokat atmayı küçük bir söz bile söyleyemiyor ufacık çocuğa. İşin başında aile içi eğitim ve terbiye. Çünkü bu canileri yetiştiren de bir anne, baba, doğuran da bir anne, bir kadın. Çıkıp konferansta kürsü de meydanda konuşmak ile çözülmüyor maalesef...

depolama

evden eve nakliyat çeviri şehirler arası nakliyat ofis taşıma