18 YAŞINDA 770 MAN KAMYONLA İSTANBUL YOLUNDA

Son Güncelleme : 09 Nisan 2017 10:04
18 YAŞINDA 770 MAN KAMYONLA İSTANBUL YOLUNDA

Alaattin Çam, iş hayatına babasıyla birlikte Kılıçoğlu'nun kiremitlerini İstanbul ve Trakya'ya taşıyarak başladı. 18 yaşında 770 Man kamyonuylaİstanbul ve Trakya'ya kiremit götürüp sattığını, gurur ve heyecanla anlatıyor.

SÖYLEŞİ: ALİ BAŞ

Alaattin Çam, Eskişehir Ticaret Odası'nın eski meclis başkanlarından. 1999-2009 yılları arasında kesintisiz 10 yıl boyunca meclis başkanlığı yaptı. Eskişehir'in köklü firmalarından "Çamkirazı Nakliyat ve Ticaret" şirketinin yönetim kurulu başkanı. Çamkirazı'nı Eskişehirliler daha çok Kılıçoğlu'nun kiremitlerini pazarlayan firma olarak tanıyor.

Söyleşi için Çam'ın Keresteciler Sitesi'nde bulunan işyerinde buluştuk. Söze şöyle başladı:

-Kimi zaman yanımızda çalışan arkadaşlarımız, istemediğimiz bir şey yaptıklarında "bunu bana mı söylüyorsun? Ben 40 yıldır bu işi yapıyorum" dersiniz. Geçen gün saydım, iş hayatımıza başlayalı tam 40 yıl olmuş.

Firmanızı sanırım babanız kurdu?

-Babam Durmuş Çam, bizim firmayı 1963 yılında kurmuş. Daha doğrusu o yıllarda öyle şirket, firma falan yok. Nakliyat yapıyor. Kılıçoğlu'nun kiremitlerini İstanbul'a Trakya'ya taşıyor. Gelirken de ateş tuğlası malzemesi getiriyor. O yıllarda Kılıçoğlu'nun bayisi olmayan yerlere de kiremit satıyor. Pazarı çoğaltıyor, sizin anlayacağınız.

ŞİRKETİN İLK KAMYONU

Siz babanızın yanında ne zaman çalışmaya başladınız?

-Kılıçoğlu Kiremit'in yönetim kurulu başkanı Savaş Özaydemir'in kayınpederi İsmail Yılmaz o tarihlerde genel müdürdü. Babamı da çok severdi. Bizim eğitimimizle de yakından ilgilenirdi. "Kızları okutacaksınız" diye tembihlerdi. Ablalarımın ikisi de üniversite bitirdi. Babama da sık sık "Alaattin ne oldu?" diye sorardı. Ben daha ortaokul lise yıllarında babamın yanında çalışırdım. Okula sabah gidiyorsam öğleden sonra iş yerine gelirdim. Öğleden sonra okula gidersem de sabah işe gelirdim. Boş durmuyordum. Babamla birlikte yola gidiyordum.

O sırada çerçeveletip duvara astığı siyah beyaz bir fotoğrafı gösteriyor. "Bizim şirketin ilk kamyonu" dedikten sonra anlatmaya devam ediyor:

-Babam sık sık "aman oğlum oku da işin başına geç" derdi. Akademiye giderken de hep iş yerindeydim. İsmail Yılmaz, "Okulunu okusun bizde de tatbikini yapsın" derdi. 1977 yılında akademide okurken 18 yaşında bizim 7.70 Man kamyonumuzla İstanbul'a yola gittim. Trakya'yı gezdim. Bayilik olmayan yerlerde bayilik oluşturdum. Edirne'de, Kırklareli'nde olmayacak yerlere kiremit sattım. O zamanlar Boğazköprüsü yoktu. Harem Sirkeci arasını arabalı vapurla geçiyorduk. Babamla birlikte 6-8 saat beklediğimizi bilirim.

Sonra işleri büyüttünüz?

-1982 yılında "böyle olmaz gelişmelere ayak uydurmam gerekiyor" diyerek nakliye işinin yanına inşaat malzemeleri de koydum. İşi çoğalttım. 1988-1989 yıllarında herkesin tanıdığı bildiği bir firma olduk. 90'ların başında da inşaat şirketini kurduk. Büyük işler yaptık. Batıkent'te yapmaya da devam ediyoruz. 2 sene önce de petrol istasyonu işine girdik.

TEKNOLOJİ TİCARETİN ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRDİ

Eskinin ticareti ile şimdiki ticaret nasıl?

Teknoloji gelişince, ticaretin şekli de değişti. Eskiden çek-senet falan yoktu. Esnaf, ticaret erbabının sözü yeterliydi. Ticari ahlakımız daha yüksekti.

Sanırım 1983 yılıydı. Şahin otomobiller yeni çıkmıştı. Babamın bir telefonuyla araba aldım. Ne para, ne çek, ne senet verdik. Bir tek babamın sözüyle aldım.

Zaten ben babamın çek senet kullandığını da hiç hatırlamıyorum. Artık ticaretin araçları değişti...

nKiremit-tuğla yapan bir çok firma vardı. Şimdi onlara ne oldu?

-Eskişehir'de bir zamanlar 8-10 tane büyük kiremit fabrikası vardı. Kurt, Güneş, Çiftkurt, Kılıçoğlu, Kartal, Başak, Fil, Kaplan, Doğan, Koyuncular...

Hepsi de önemli firmalardı...

Eskişehir merkezdi sanırım?

-Eskişehir niçin merkez. Toprağında demiroksit var. Piştiği zaman diğer illerde üretilenlerden çok daha sağlam oluyor. Kırmızı renk alıyordu. Türkiye'de 1 numara...

İŞLERİ SÜRDÜREMİYORLAR!

Eskişehirli firmaları nasıl görüyorsunuz?

-Zaman içinde işletmeler büyümüş, para kazanmış. İlk kurucular işleri başarıyla yürütmüşler. Kimi zaman 2. nesillerde bu başarıyı büyüterek sürdürmüş. Ama 3. nesil ne yazık ki çoğu işletmede işleri sürdürememiş.

Eskişehir sanayisi ve ticareti denince iki ismi anmadan geçmek istemiyorum. Yalçın Kılıçoğlu ve Mümtaz Zeytinoğlu. İkisi de trafik kazasında öldü. Bu trafik kazalarının Eskişehir'in kaderini değiştirdiğini düşünüyorum. Eğer yaşasalardı Eskişehir şimdiki yerinden çok daha ileride bir yerde olurdu. Aman bu sözümden şimdiki yöneticilerimiz alınmasınlar...

ORTAK PAYDAMIZ ESKİŞEHİR

Eskişehir'i nasıl görüyorsunuz?

Neler eksik?

-Eskişehir'in 100 yıllık planları olmalı. Ne yazık ki bu planları yapamıyoruz. Sivil Toplum Örgütleri, Meslek Odaları, milletvekilleri, belediye başkanları, merkezi hükümet, Eskişehir'in ortak paydası için bir araya gelmesi gerekir. Ortak payda da birleşmesi gerekir. Ne yazık ki bu olmuyor. Hepsi ayrı yerlere çekiyor.

İnşaatçısınız. Yapılaşmayı nasıl görüyorsunuz?

-Caddelerimizde, önce 4 katlı binalar vardı. Şimdi hepsi 8 kat oldu. Yıkıyoruz, yeniden yapıyoruz. Deliklitaş Mahallesi'nden örnek vermek istiyorum. Tek katlı evlerdi, çok güzeldi. Yıktık, 5 katlı binalar yaptık. Yol aynı yol, kaldırım aynı kaldırım.

Ne arabaları sığdırabildik, ne insanları. Batıkent gibi geniş imar alanlarının olması gerektiğini düşünüyorum.

KAYIPLARA GÖZYAŞI!

Alaattin Çam, Kılıçoğlu Kiremit firmasının kuruluşunun 80. yıl kutlamalarına katılmış. Bir belgesel gösterimi yapılıyor. O sırada Alaattin Çam, gözyaşlarını tutamıyor ve ağlamaya başlıyor. Savaş

Özaydemir, kendisine soruyor:

-Niye ağlıyorsun!

-Benim tanıdığım, sevdiğim, bildiğim herkes ölmüş ona ağlıyorum!

ATATÜRK'TEN RANDEVU AL!

Alaattin Çam 1999-2009 yılları arasında ETO Meclis başkanlığı da yaptı. "Bu bir rekor" diyor. 1893 yılında kurulmuş ETO'da benden başka da 10 yıl meclis başkanlığı yapan yok. Bir anısını anlatıyor:

Seçildik, makama oturduk. Oradaki görevliler geldi, "sayın başkanım vali beyden randevu alacak mıyız, ziyaret için" diye sordular.

Neden ziyaret edeceğim, dedim...

Teamül böyle efendim, yanıtını verdiler.

Seçilmiş olan benim. Niye randevu alıp ziyarete gideyim. Vali bey bizi ziyaret etsin dedim.

Ardından da "Sen bize Atatürk'ten randevu al" diye söyledim.

Anlamadı suratıma baktı!

Atatürk Anıtı'na çelenk sunalım, dedim...

.../...

Çam bu anısını anlattıktan sonra şu tespiti yapıyor:

nMeslek odalarının hepsi bireysel olarak çalışıyor. Ama güçlerini birleştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. ETO her zaman ağabey konumundadır. Geçmişte Porsuk, havaalanı, demiryolu gibi Eskişehir'in genelinde ilgilendiren projeler vardı. Hep birlikte Ankara'ya gidilmesi gerekiyordu.

ÇOK MUTLUYUM!

1985 yılında eşimle tanıştım 1986 yılında evlendim. İki oğlum var. Yiğit, inşaat mühendisi oldu, yurt dışında mastır yapıyor. Mert ise Bilkent'te ekonomi okuyor. Eğitimleri iyi olduğu için seviniyorum. Zaten şu anda işin başındalar. Gençlere tavsiyem, işlerine sahip olsunlar, işlerine sarılsınlar. Başkasından fayda yok. Kendi işlerinde başarılı olurlarsa Eskişehir'i de geliştirirler.

KİREMİT MÜZESİ KURMUŞ!

Alaattin Çam'ın pek bilinmeyen iki hobisi var. Fabrikalarda kullanılan eski kepçeleri toplayıp, restore ediyormuş. En son 1959 yılında üretilen ve devre dışı kalan bir kepçeyi restore etmiş. OSB'de sergleniyormuş.

Bir diğer tutkusu ise "eski kiremitler"

işyerini adeta müzeye dönüştürmüş...

Dikkat çekici bir kiremit koleksiyonu var. Cumhuriyet öncesi ithal edilmiş kiremitlerden başlayıp Türkiye'deki ilk üretim yapan günümüzde fabrikaları kapanmış markaların kiremitlerine kadar parçalar sergileniyor.

"Yıkılan eski binalara gidip kendim kiremitlere kendim bakıyorum. 1900'lü yılların başında yapılmış Fransız kiremitlerini bile buldum. Bizim firmalar bire bir aynısını taklit etmişler" diye anlatıyor. Bir de sitemi var. Tepebaşı Belediyesi Pişmiş Toprak sempozyumu düzenliyor. "Bu kiremitler burada durmasın size vereyim, sergileyin dedim. Ama ses seda çıkmadı..."

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

YÜZÜNE YAKICI MADDE ATTILAR
YÜZÜNE YAKICI MADDE ATTILAR
Eskişehir’de yaşayan Gürcistan uyruklu Türk vatandaşı Marina Lakvekheliani'nin, eski sevgilisi tarafından saldırıya uğradığı iddia edildi. Ekmek almak üzere evden çıkan Lakvekheliani'nin apartmanının kapısında yüzüne yakıcı madde atıldı.
BU PAZARDA PARA GEÇMİYOR
BU PAZARDA PARA GEÇMİYOR
Eskişehir'de kurulan 'takas pazarı' vatandaşları paranın bulunmadığı günlere geri götürdü. Pazara gelenler alışverişlerini para yerine takas yöntemiyle gerçekleştirdi.
TRAMVAY İSTİYORUZ
MÜSİAD ESKİ BAŞKANI VEFAT ETTİ
MÜSİAD ESKİ BAŞKANI VEFAT ETTİ
MÜSİAD eski Başkanı Abdulvahap Satıcıoğlu vefat etti.
HUZUR TEŞEKKÜRÜ
HUZUR TEŞEKKÜRÜ
Eskişehir İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e nezaket ziyareti gerçekleştirdi.
MAHALLE MECLİSLERİNDEN  BAŞKAN KURT'A ZİYARET
KURU BİR ÖZÜRLE ÜSTÜ KAPANAMAZ
KURU BİR ÖZÜRLE ÜSTÜ KAPANAMAZ
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "NATO'da yaşanan kepazelik ortada. Bu yaşanan hadise bir teknisyenin hatası olarak görülemez. Sadece o teknisyeni görevden almakla ve Türkiye'den kuru bir özür dilemekle bunun üstü kapatılamaz." dedi.
HAMAMYOLU PROJESİ NEDEN HALA BİTMEDİ
HAMAMYOLU PROJESİ NEDEN HALA BİTMEDİ
Demokrat Partililer haftalık pazar toplantısında bir araya geldi.
FESTİVAL ÇAĞRISI
FESTİVAL ÇAĞRISI
Eskişehir Toplum ve Sanat Derneği(ETOS) ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nin (İMO) birlikte organize ettiği film festivali, Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde 22-26 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek.