15 YAŞINDA KASANIN ANAHTARI CEBİNDE

Son Güncelleme : 02 Nisan 2017 10:04
15 YAŞINDA KASANIN ANAHTARI CEBİNDE

Metin Güler 15-16 yaşlarında ticaret hayatına başladı. O günleri “Babam bize genç yaşlarda sorumluluk yükledi. O yaşlarda kasanın anahtarı cebimde olurdu” diye anlatıyor.

Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler ile bir araya gelip, söyleşi yapmayı uzun zamandır planlıyorduk. Başkan öyle yoğun ki, ancak bir kaç gün önce buluşabildik. Toplantılar, Yurt dışı gezileri, seminerler, fuarlar... Hem ETO'nin işi, hem kendi işi. Yoğun bir tempo içinde çalışıyor. Eskişehirliler onu “Güler Emaye”nin sahibi olarak tanıyor.

-Ağabeyi Murtaza Güler ile birlikte

ÖNCE İŞ GEZİSİ!

Söyleşiye iş hayatına nasıl başladığını öğrenerek başlamak istiyorum. Ancak, Güler kısa süre önce geldiği Tayvan'dan izlenimlerini anlatmaya başladı. “23 milyon nüfusu var, 330 milyar dolar ihracat yapıyor. Sadece bir şirketin cirosu 23 milyar dolar” dedi...

-Peki nasıl oluyor?

Tek kelimeyle özetledi, “Lüks yok.

Ve dikkatini çeken bir konuyu anlatıyor:

-70-80 yaşındaki insanlar yaşlı olmuş diye kenara köşeye çekilmiyor. Mesela ben 80 yaşındaki bir iş adamı ile sohbet ettim. Gelecekte neler yapabiliriz onu konuştuk. Onlarda 70'inden sonra kenara çekilip beklemek yok. Biz de 80 yaşında işin başında durana rastlamıyoruz. Genci de yaşlısı da üretimin içinde bence rol model almalıyız.

Tayvan'ın bir ada ülkesi olduğuna dikkat çektikten sonra şu tespitini aktarıyor:

-Bizde ki gibi yat limanı yok. 7'den 77'ye hepsi üretimin içinde yer alıyorlar.

ÇOK ÇABUK ZENGİNLEDİK!

-Peki bizde neden böyle bir anlayış yok?

-Sanırım çok çabuk zenginledik. Ya da öyle hissediyoruz. İnsanlarımız bir ev aldıktan sonra. Yazlık, bağ bahçe alıyor. Arabasını değiştiriyor. Her evde iki televizyon var. Eğer bir de yazlığı varsa oralarda da televizyon, buzdolabı, bulaşık makinası alıyor. Kullanmayacakları eşyaları alıyorlar, gereksiz yatırım.

Tayvan'ı fazla anlatınca, ben doğup büyüdüğü çocukluğunun Eskişehir'ini dinlemek istiyorum. Ama başkan sanırım geçmişe pek takılıp kalmak istemiyor. O nedenle sürekli ileriyi geleceği anlatmak istiyor.

-DEĞİRMEN SOKAKTAKİ DÜKKANINDA

GÖÇMEN BİR AİLE

-Aileniz Üsküp'ten geldi, diye söze başlıyorum.

-Kalkandelen, diye düzeltip anlatmaya başlıyor:

-1940'ların sonunda babam, dedem ve amcamlar hep birlikte gelmişler. Babam tornacı. Zanaatkar. İlk yıllarda farklı yerlerde çalıştı. Biz 5 kardeşiz 3 kız 2 erkek. Göçmen psikolojisi zordur. Burada var olma savaşı verdik. Göçmenler çalışkan insanlar. Biz toplumsal hayatta hep yer aldık. Ailemize sahip çıktık. Belki bir çok kişi bilmez. Türkiye'de ilk kez ayakkabı burun demirini biz ürettik. Tabakhane'de bir torna atölyemiz vardı. Orada mobilyalar için menteşe üretirdik.

-İş hayatı diyoruz. Sizin hayatınız hep “iş” miydi...

Bizim Değirmen sokakta bir dükkanımız vardı. Benim yaşamım ilkokul çağından 22-23 yaşına kadar hep çarşıda geçti. İlkokul, ortaokul ve liseyi hep Eskişehir'de okudum. Babamın özelliği bize genç yaşta sorumluluk yüklemesiydi. 15-16 yaşlarında kasanın anahtarı benim cebimde olurdu. 1971-1972 yıllarında Türkiye'de öyle üretim yoktu. Tabakhane'deki atölyede ısı gereçlerinin temelini attık.

-Güler emaye ilk nasıl kuruldu?

-Babamlar 70'li yıllarda 12 ortaklı bir şirket kurdular. Emaye, Gülsan, Dindarlar ile birlikte. Yürümedi. Daha sonra Gülsan Emaye kuruldu. O da yürümedi. 1982'de Güler Emaye olarak biz yola devam ettik. Ama şu önemli Eskişehirli insanlar bir araya gelip bir şeyler yapabileceklerini gösterdi. Ancak sonu iyi bitmedi.

-Güler iş hayatına 1982 yılında sıcaksular'daki bu dükkanda başladı

DÜKKANI GEÇ AÇSAK

YAN KOMŞUMUZ UYARIRDI

-Çocukluğunuz, gençliğiniz hep çarşıda geçti. O zamanki çarşı ile şimdiki çarşı arasında nasıl bir fark var?

-Dün çarşıda dolaştım. Bizim gençliğimizde sabah erken saatte işe gidilirdi. Şimdi bakıyorum da saat 9.30'dan sonra dükkan açan esnaf var. Biz 8'den sonra iş yerimizi açsak, yan komşumuz uyarı yapardı. Eşraf kültüründen uzaklaşıyoruz. İş yerinizi erken açarsanız, güne iyi başlarsınız. Daha verimli olursunuz.

-O dönemde esnaf ilişkileri nasıldı?

-Biliyorsunuz, oradan sıcak su geçerdi. Sabah işe geldiğimizde çarşı baştan sona yıkanmış olurdu. Hiç unutmam, Hüsmen amca vardı. Esnafı takip ederdi. Kapısının önünü yıkamayanı uyarırdı.

-Sanırım evlilikte çarşıda oldu?

-Kayınpederim çarşıda esnaftı. Şimdi rahmetli oldu. Ben 1987 yılında eşimle tanıştım. 2 yıl nişanlı kaldık sonra evlendik. 28 yıldır evliyiz. 2 oğlum var. Birisi tahsiline devam ediyor. Diğer oğlum da inşaat şirketinin başında.

-Ayakkabı demiri, menteşe yaptınız. Sonra soba ve ısı gereçleri ile başlangıç yaptınız. Şu anda ticari hayatınız nasıl gidiyor. Dönüm noktaları neler?

-Soba üretimi sürüyor. Yurt dışına ihracat ta yapıyoruz. Bulgaristan, Romanya, Azerbeycan'a soba gönderiyor...

-Haliyle şaşırıyorum. Özellikle Azerbeycan doğalgaz yönünden zengin bir ülke...

Şöyle açıklıyor Metin Güler:

-Bizdeki gibi doğalgazın gitmediği kırsal bölgeler dünyanın her yerinde var. Bu nedenle bizim bir pazar sıkıntımız yok.

Şirketlerin ilerlemesini anlatmayı sürdürüyor:

-1995'de boru ve profil üretimine başladık. Eskişehir'de ilktir. Hammaddenin yüzde 90'ını dışardan aldık. Daha sonra beyaz eşya sektörü gelişti. Buzdolabı parçası üretmeye başladık. Romanya, Avusturya, A, Bulgaristan, Mısır, Sudan gibi ülkelerde bulunan fabrikalara parça gönderiyoruz.

HAFTA İÇİ ETO

HAFTA SONU KENDİ İŞİ

-İşiniz ile ETO arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz. Mesaileri nasıl paylaştırıyorsunuz?

-Kurumsal yapı çok önemli. Zamanı doğru yönetmemiz gerekiyor. Başkanlık farklı, tam mesai istiyor. Oda'ya her sabah sekizde geliyorum. Cumartesi ve Pazar günleri kendi işime gidiyorum. Çünkü sistem böyle istiyor. Şu anda 16 bin üyemiz var. Son 5 yılda ortalama yüzde 17 büyüme sağlıyoruz. 1999'da üye sayımız 4 bin- 4 bin 500 civarındaydı.

-Eskişehir'ini ve ticari hayatını soruyorum. Nasıl olmalı? Güler, rakamlarla söze başladı:

-Eskişehir ticaretinin yüzde 60'ı hizmet sektörü, yüzde 30'u sanayi sektörü ve yüzde 10'u da tarım oluşturuyor. Bu bile Eskişehir'in nasıl bir şehir olduğunu ortaya koyuyor. Üniversite öğrencilerinin getirisi fazla. Özelikle kriz dönemlerinde bizim esnaf ve tüccar fazla etkilenmiyor. Emeklimiz de çok. Sonuçta kentte bir sıcak para akışı oluyor. Bizim Eskişehir olarak nihai mal üretme kabiliyetimiz olmalı. Şu anda Eskişehir yan sanayi ağırlıkta. Kendimizi geliştirmek zorundayız.

NASIL BİR ESKİŞEHİR?

-Peki gelecekte nasıl bir Eskişehir olmalı?

Çocukluğumuzdaki Porsuk, Köprübaşı, adalar, Hamamyolu ile şimdiki farklı. Eskiden nüfus azdı. Herkes birbirini tanıyordu. Eskişehir çok büyük değişiklik geçirmedi. Eskiden rakibimiz Bursa'ydı. Bursa arayı oldukça açtı. Nüfusu 3-3,5 milyona dayandı. Biz burada doğruyu bulmalıyız. Nüfusu büyük bir Eskişehir mi istiyoruz, yoksa nüfusu küçük Bir Eskişehir mi? Yaşayanlar daha küçük bir Eskişehir isteyebilir. Ama ticaret adamları ile şehirde yaşayanlar aynı düşünce içinde olmayabilirler...

TAŞBAŞI'NIN BOZULMAMASI GEREKİR!

Metin Güler'in ısrarla üzerinde durduğu bir konu var. Geleneksel çarşılar. Eskişehir'de korunmamasından şikayetçi...

-Her şehrin çarşılarıyla bir kent kimliği olmalı. Gaziantep'te Bakırcılar, Bursa'da Kazancılar Çarşısı var. Eskişehir'de geleneksel kültürle ticaret yapan ticaret erbabımız ne yazık ki çok az kaldı. Otantik yapıyı koruyamadık. Eskişehir ticaretin geliştiği nokta. Ticaret Odası'nın kuruluş tarihi 1893... Örnek verecek olursak, Eskişehir'de “Hanlar vardı” durabilirdi, bozmayabilirdik. Şu anda elimizde Taşbaşı Çarşısı var. Bozulmaması gerekir.

-Oğlu Emirhan Güler - Eşi Nilüfer Güler - Oğlu Egemen Güler

METİN GÜLER KİMDİR?

1966 yılında Eskişehir de dünyaya geldi.

İlk orta ve lise öğrenimimi Eskişehir’de tamamladı.

Ticaret hayatına ve yöneticiliğe öğrenim gördüğü sırada başlayan Güler, metal sektöründe faaliyet gösteren Güler şirketler topluluğu bünyesindeki dört ayrı şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütüyor.

Eskişehir Ticaret Odası’na 1995 yılında Komite Üyesi olarak adım attı.

1999-2005 yılları arasında Meclis Üyesi ve Yönetim Kurulu Üyesi görevlerinde bulundu.

2009-2013 yılları arasında iki dönem Meclis Başkanı seçildi.

18 Aralık 2013 tarihinden itibaren ETO Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı sürdürüyor.

Slav dilleri ve Almanca biliyor.

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (0)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Küçük Esnaf

02 Nisan 2017 11:31
Özelikle kriz dönemlerinde bizim esnaf ve tüccar fazla etkilenmiyor. Burada etkilenmeyen parası olan, gücü olan , arkası sağlam olan , büyük şirketlerdir. Esnaf diye bir şey kalmadı ki her yer büyüklere peş keş çekiliyor, herkes büyüklerin yanında yer alıyor mahalle esnafı diye tabir edilen kişiler bir kaç seneye kalmaz, her yer kurumsal olur, kurumsal olan yerde de alışveriş yaptığınızda paranız 5 kuruş eksikse adam bırak der çünkü herkes mahalle esnafı değildir.
ŞEKER FABRİKALARI ÇOK ÖNEMLİ
ŞEKER FABRİKALARI ÇOK ÖNEMLİ
Kazım Taşkent Eskişehir Şeker Fabrikası’nın 2018-2019 Yılı Pancar Alım ve Şeker Üretim İşleme döneminin açılışı düzenlenen törenle yapıldı.
OKULDA SİYASET OLMAZ
OKULDA SİYASET OLMAZ
Eğitim İş Şube Başakanı Abdülkadir Önder AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan'ın okulları ziyaret etmesine tepki gösterdi. Önder “Okullar siyaset dışında tutulmalı” dedi.
ESKİŞEHİR'DE USTURA DEHŞETİ
ESKİŞEHİR'DE USTURA DEHŞETİ
Eskişehir'de, usturayla kendisini yaralayan şahıs, polis ekiplerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilip hastaneye kaldırıldı. 
TRAMVAYIN ALTINDA KALDI
TRAMVAYIN ALTINDA KALDI
Yolun karşısına geçerken tramvayın çarpması sonucu 1 kişi yaralandı. Tramvayın altına kalan genç, çevredeki vatandaşların yardımıyla kurtarıldı.
GÜNYÜZÜ'NDE FECİ KAZA
GÜNYÜZÜ'NDE FECİ KAZA
Günyüzü ilçesi Gümüşkonak mahallesinde meydana gelen trafik kazasında, 1'i ağır 2 kişi yaralandı. 
YOLCU OTOBÜSÜ KAZA YAPTI
YOLCU OTOBÜSÜ KAZA YAPTI
Afyonkarahisar'da bir yolcu otobüsü refüjdeki su kanalına devrilmesi sonucu 25 kişi yaralandı, 8 kişi hayatını kaybetti.
ÖNEMLİ İSİMLERİ ZİYARET  ETTİ
ÖNEMLİ İSİMLERİ ZİYARET ETTİ
AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki görevi için yurtdışına çıkmadan önce önemli temaslarda bulundu.
ŞANSLI ÇİFT
ŞANSLI ÇİFT
Özdilek Alışveriş Merkezleri 47. Yılına özel düzenlediği araba kampanyası kapsamında 3 adet BMW 418 Gran Coupe sahiplerini buldu.
100 AFİŞLE GEÇMİŞE YOLCULUK
100 AFİŞLE GEÇMİŞE YOLCULUK
Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın gerçekleştirdiği yüzlerce konserin afişleri arasından seçkin 100 afiş, sanatseverlerin belleklerini tazelemek amacıyla Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi Sanat Galerisi’nde sergilenecek.